“Gökyüzünün kum taneleri geceyi aydınlatır.
Bir insan olup bitene şaşırmaktan
vazgeçip, kuytu köşelere gizlenir.
Tüm gizemler yeşillenir, mavi laciverti kıskanır, siyah hüzünlenir.
Renk körü bir telaştı bu;
Yanlış anlaşılmak adında yeni bir renk keşfedilir.
Ve olsun der içimden bir ses.
Olsun!
Mahvolsun...”
“Ne tuhaf bir yaşam bu!... Her yerde yabancı olmak, her ayrılışta, her yola çıkışta, sonunda, kendi yerine, yurduna varabileceği umudunu taşımak, garip bir iştir.
İnsanın kendi yeri, yurdu, neresi?”