David Burns Bu kitabı bu kadar popüler ve çok konuşulan yapan özelliği nedir? Tabii ki tam bir bibliyoterapi hizmeti sunuyor olması.
Peki bibliyoterapi nedir? Amerikan Psikologlar Derneğine (APA) göre;
Mustafa Kutlu'dan okuduğum beşinci kitap olur Uzun Hikaye. Öyle duru ve öyle akıcı bir anlatımla yazılmış ki insanı okumaya başladığı andan itibaren alıyor ve büyülü halının üzerinde kitabın sonuna ulaştırıyor. Belki de bu yüzden kitabı bir gün içerisinde okuyabildim. Eminim ki bir çoğunuzun okuduğu, bildiği veya filmini izlediği bir eserden söz ediyorum. Ben filmini izlemedim ama izlemeyi düşünüyorum.
Kitabın içindeki imkansız aşklardan bolca söz edilmiş. Bu bir aşk romanı mı yoksa Anadolu insanı mı aşkı seviyor bilmiyorum ama nereye gitse orada hep bir sevda var. Kimisi kavuşuyor, kimisi tarihe gömülüyor, kimisi gün yüzüne çıkma cesaretini bile bulamıyor... Kitabın konusuna detaylıca girmeyi planlamıyorum ama şundan bahsetmekte fayda var: bahsi geçen uzun hikaye birbirlerini delicesine seven çiftin çocuklarının ağzından yazılıyor. Ta onların kaçarak evlenmelerinden başlayıp çocuğun artık bir yetişkin olduğu zamana kadar hızlıca akan bir hikaye... Bu hikayede -aslında bu bir hayattır- çok sayıda insan girip çıkıyor sahneye. Hepsi üzerine düşen görevi taşraya uygun bir şekilde yapıp sonrasında kendi dünyalarına dönüyorlar. Açıkçası konudan hiç bahsetmeden inceleme yazmak bir hayli zor ama yine de önemli görünebilecek detaylar vermek istemediğimden bu şekilde üstü kapalı anlatmak doğru olacaktır. Bu arada her ne kadar bir olaylar silsilesinden bahsetsem de aslında insanı yormayan ve bir insan ömrü düşünüldüğünde çok tabi karşılanabilecek bir durum. Ben okurken keyif aldım, size de tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Kitabımızın adı yoğun psikolojik bilgi bombardımanına tutacakmış gibi dursa da aslında gerçek bu değil. Elbette psikologların ve psikoloji öğrencilerinin okuması faydalı olacaktır ancak kitabın
Çok zorlandım... Şu an bu incelemeyi yazmaya çalışmak bile beni yoruyor. ACZ'den okuduğum ilk şiir kitabı ve gerçekten anlamak konusunda pek başarılı olduğumu söyleyemeyeceğim ama sanırım bu durum sadece benim için geçerli bir durum değil: birçok insan anlamadığına dair yorumlarda bulunmuş. Tabii bu durum benim içime biraz su serpti ancak yine de şairi yeterince anlamıyor olmakta benim de bir payım var mıdır diye düşünmeden edemiyorum. Şair en başından anlaşılmamayı seçmiş olabileceği gibi benim şiir konusundaki yetersizliğimden dolayı da anlamamış olma ihtimalim var. Belki de ikisi birden olduğu için daha yoğun bir anlaşılmazlıktan söz ediyorum. Benim okurken zorlandığım bir şiir kitabıydı. Şiirde yeni olanların okuması için doğru bir başlangıç olmayabilir. Dizeler arasında kulağıma hoş gelenlerin altını çizmeyi ihmal etmedim. Bu yüzden onlardan biriyle veda etmek istiyorum. Keyifli okumalar.
sal merhâmet bulutlarını- kurut içimizdeki
öfke mayalanmalarını
Kitaptan Alıntılar
-Ayın bir muhabbet armağanı olduğu vaktin önündeyiz
-Ruhum kirlenmeden soluyun beni
Dinleyin içimle bir soluk verdiğimi
-Halk aşksızsa sokaklar
banka dükkânlarıyla doludur
-Yedi adam biri bir gün
bir aşk gördü
gereğini belledi
ölüm girse koynuna
Ayırmaz aşkı yanından
-Güzelin düşmanı güzel olur
Güzelin yari güzel olur
Serinin ilk kitabında yaşanan olayların üzerinden otuz sene geçmiş ve asıl karakterimiz yine iş başında. İlk kitabın konusunu bilmeyenler için hatırlatmakta fayda var: "Bahsi geçen kitabın konusu 26. yüzyılda geçiyor. Gezegenler arası yolculuk yapmak İstanbul'da Avrupa yakasından Anadolu yakasına geçmek gibi bir şey, insanların zihni depolanabiliyor ve içinde bulunduğu beden öldüğü takdirde zihin başka bir bedene koyulabiliyor. Bu durum hapis cezalarını da etkilemiş: 200 yıl gibi cezalardan söz ediliyor." İlk kitap için söylediklerim burada da geçerli. Beni heyecanlandıran bir kurgu ne yazık ki gözlerimin önünde basit bir Amerikan sinemasına döndü... İki kitabı da okurken aklımdan geçen şuydu: "Bu kurguyu
Ursula K. Le Guin yazmış olsaydı kesinlikle bir şaheser çıkardı ortaya." Ancak gelin görün ki o yazmadı. Biraz araştırınca kitabın aslında çok popüler olduğunu öğrendim. Neden bu kadar popüler oldular ve neden Netflixte bir dizisi var anlamlandıramadım. Normalde sadece kötüye odaklandığım incelemeler yazmayı sevmem ancak sanırım kurgunun bu şekilde işlenmesi canımı bir hayli sıktı. Serinin üçüncü kitabı da varmış, almayı düşünmüyorum. Yazarı hayal gücünden ötürü takdir etmekte fayda var. Gerçi kitabın konusu polisiye, macera olarak da geçiyor olabilir. O zaman işin rengi biraz değişir ama yine de olaylar silsilesi yeterli değildi. Keyifli okumalar dilerim.