Sümbül Ö.T.

Şu halde insanların fiilleri; yaratma bakımından Allah'a (cc), isteme ve tercih etme bakımından insanlara aittir. İnsanları sorumlu kılan da işte burasıdır. ..... Kaderi anlamaya çalışırken "irade" ile "rıza"yı karıştırmamak gerekir. Şu kainattaki her şey Allah'ın (cc) iradesiyle olur ama olan her şeye Allah'ın (cc) rızası yoktur.
Sayfa 186·Kitabı okudu
Öte yandan, bir işin delisi olmadan velisi olunmaz, da denir. Misal bir işle ilgileniyorsunuz,başkaları sizin hakkınızda "Kendini fena kaptırmış, işin delisi olmuş" gibi şeyler söylemiyorsa başarılı olma ihtimaliniz pek yoktur. Delisi olmadığınız şeyin velisi olamazsınız.
Sayfa 67·Kitabı okudu
Hasedi besleyen şey insanın sahip olmak istediği şeye sonsuza dek ona sahip olacakmış gibi bağlanmasıdır. O nesneyi bu dünyada elde edemediğinde onun sonsuza dek yitirdiği düşüncesine kapılır. Sonsuza dek yitirme düşüncesi kişiyi telaşlandırır ve bu telaş haset duygusunu besler. İnsan herhangi bir şeyi bu yaşamda ne sonsuz kazanır ne de sonsuz yitirir. Çünkü yaşam geçicidir.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Ağaçta görünen güzellik ve mükemmelliklerin bir anlamı olmalı... Bu anlamı ağaç dışarıdan, yani Yaratıcısından alır. İşte ağaç bu anlamın fark edilmesini bilinmesini tanınmasını ister. Peki bunu kim yapacak? Sen yapacaksın, ben yapacağım. Yani biz insanlar yapacağız. Biz insanların görevi kainatta görünenlere (ağaç, çiçek, ay, çöl, deve, su, nehir) bakarak yaratıcının mükemmelliğini, güzelliğini övmek, anmak ve dile getirmek.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Süreyya'nın benliği yaratıcının kediye hayat bağışlamasını, onun her ihtiyacını görmesini, her an onunla ilgilenmesini, ona en güzel biçimi vermesini, tüylerini olabilecek en güzel şekilde yaratmasını görmezlikten gelip, kedisi için yapageldiği tek şeyi yani onu besleme fiilini - ki o da yaratıcının verdiği ikram etme, yardım etme, merhamet ve şefkat etme duygularından dolayı gerçekleşiyordu- tümüyle kendine mal etmiş, bu fiili sahiplenmişti. Kedisi iyiyken, sağlıklıyken, onun büyümesini kendi sahiplenirken yani "işler yolunda giderken" yaratıcıyı unutuyor; kedinin başına bir hastalık geldiğinde ise yaratıcıdan yardım istiyordu. Kedi sağlıklı iken kedinin sahibi sanki Süreyya idi. Süreyya neptün'ü bahçesinde bulmuş olmasına, onun varoluşuna hiçbir katkısının olmamasına, onu evinin bahçesinde görene dek Neptün diye bir varlığın farkında dahi olmamasına rağmen Neptün için benim kedim demişti. O sağlıklı iken Süreyya'nın kedisiydi de hastalanınca mı sahibi yaratıcı olmuştu?
Sayfa 35·Kitabı okudu