Sana bu satırları ayı koparılmış bir göğün altında yazıyorum. Aşılı bir omuz gibi yeri hâlâ duruyor. Nerede yaşadığını bilmiyorum. Altmış birinci mektup kefareti ödüyor.
Eski albümleri karıştırırken, saça takılan yapma güller gibi, dudaklarımızın bir kenarına iliştirilen tebessümler hep acı vermiştir bana. Gülümsemek insanlara yakışır elbet. Bundan neden mi acı duyuyorum? Çünkü insanlar gerçek hayatlarında birbirlerine çok az gülümsüyorlar.