"Masalların sonunda hep sonsuza kadar mutlu yaşadılar derler ya," diye sordu bana. "Buna inanıyor musun Mislina?"
"Sen?"
"Ben sonsuz bir mutluluk olduğunu sanmıyorum."
"Mutsuz olmak için sebep yoksa neden olmasın ki?"
"Her şey için bir sebep vardır."
"Peki, sonsuz bir mutsuzluğa inanıyor musun?"
"Sonsuzluk..." Bekledi ve gözlerini kapattı. "İnsanın asıl sonsuzluğu kalbinin içinde yaşattığı insanı her saniye hissettiği andır."
"Kalbinin içinde bir sonsuzluk var öyle mi?"
"Var. Adı sensin. Bizim için sonsuza kadar nasıl yaşadılar diyeceklerini bilmiyorum ama birbirlerinin sonu olduklarını diyeceklerini biliyorum Mislina."
"Biz birbirimizin sonuyuz öyle değil mi Akif Selim?"
"Hem de sonsuza kadar."
Ephesus Yayınları - Bölüm:14 / Sonuna ve Sonsuza Kadar·Kitabı okudu
"İnsan," dedim sessizce kar küreme bakarken. "Birini sevdiği zaman her şeyi göze alabilmeliymiş meğerse. Şimdi uzaktan şaka gelir başkasına yaşadıklarım ve hissettiklerim ama görseler cayır cayır yanan kalbimi, dokunsalar yüreğime hayret ederler... Çok sevmekten oluyormuş bu sadece, çokça değer vermekten... Gerçi ben seni hala deliler gibi seviyorum. Ben sana ilk gördüğüm günkünden daha çok aşığım. Sadece kırıldım, sadece vuruldum ama seviyorum işte. Ölene kadar da bu böyle sürecek. Büyük konuşuyorum Akif Selim, çok büyük konuşuyorum ki senden başkasını böyle sevmeyeceğim. Senin gibi birine asla rastlamayacağım. Gitmeler gelmeler içindir demiştik, öyle olacak. Bana gelme tamam ama gönlünden de itme beni. Rahatsız etmem söz, söz dokunmam sana ama itme beni senden ırağa..."
Ephesus Yayınları - Bölüm:14 / Sonuna ve Sonsuza Kadar·Kitabı okudu
Arkasını dönmeden önce bana öyle bir baktı ki üzerimize kar yağdı.
Sonra ellerini cebine koydu ve gitti.
Demiştim ona: Giderken beni de yanında götürüyorsun farkında değilsin çünkü insanın kalbi kimdeyse evi de oradadır.
Gitmişti.
Ve ben artık evsizdim.