Farz edelim ki sorumluluk denen şey insanın pasaportuydi. İyi de, neden bu adamların pasaport kontrolünden geçmek zorundaydı ki ? Hayat, parça parça sayfalardan ibaret olamazdı. Doğru düzgün ciltlenmiş bir günlük de olsa olsa. Her gününe birer tane başlangıç sayfası yeter de artardı. Kendinden öncekileri izlemeyen bir sayfaya karşı sorumluluğu falan olmazdı. İsterse karşısındaki açlıktan ölüyor olsun, her seferinde herkesle ilgilenecek kadar bol vakti yoktu.
Deniz kazazedelerini yıkan asıl şey fiziksel açlık ya da susuzluk değil, aç ve susuz kalma korkusudur derlerdi. Yenilgi 'yenildim' diye düşündüğün andan itibaren başlar
Beklemek çok zor geliyordu. Zaman, bir yılanın karnı gibi derin kıvrımlar oluşturarak kendi üstüne katlanıyordu. Her biri kıvrımı ziyaret etmeden ilerlemek mümkün değildi. Üstelik her biri ayrı ayrı silahlanmış binbir türlü şüphe,bu kıvrımları mesken tutmuştu. Bu şüphelerin her birini ayrı ayrı tartmak, görmezden gelmek ya da tek tek yok edip ilerlemek insanüstü bir çaba gerektiriyordu.