Gördüğünü gördüğü, duyduğunu duyduğu anda, unutulmuş bir düşünü anımsıyordu sanki; ayrıntılar nelerin arasından süzülüyorsa, tek tek gelip karşısına sıralanıyordu. Başta bulanık oluyorlardı belki, ama zamanla elle tutulurcasına netleşip berraklaşıyorlardı.
Karşılıklı romantik hamleler; öğle yemekleri, akşam yemekleri, yürüyüşler, incir çekirdeğini doldurmayacak meseleler için edilen kavgalar, tekrar barışmalar. Zahmetli bir şeydi aşk.
" Dinler insanları kutuplara ayırıyor:' bizden olanlar- bizden olmayanlar', 'cennetlikler- cehennemlinkler.' İşte bunun sonucu tahammülsüzlük, onun sonucu nefret ve şiddet."