Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde
Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
Bir gelincik açılır ansızın
Bir gelincik sinsi sinsi kanar
Seni düşünürken
Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
Deliler gibi dönmeğe başlar
Döndükçe yumak yumak çözülür
Çözüldükçe ufalır küçülür
Çekirdeği henüz süt bağlamış
Masmavi bir erik kesilir ağzımda
Dokundukça yanar dudaklarım
Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır.
.
Aşk çığırtkandır.
Kendine has bir sözlüğü bir dil bilgisi bir sesi özetle Ona hayatta tutan kendine ait bir edebi kültürü vardır.
Aşk bir kelime oyunudur . Aşkın yokluğunun varacağı yer ise sessizliktir
Köklerine dönme meselesi kesinlikle bir Yazgı değil daha ziyade bir tür teslimiyet
Zira doğum Tıpkı Aşkın olduğu gibi bir tesadüf, ölüm gibi bir varış noktası değil
Içine doğduğu kültür gereği her türlü tesadüfü karşılaşmayı hayatın olasılıklarını Kader olarak yorumlama programlı olsa da bu böyle..
.
İnsan hangi noktada aşık olduğunu söyleyebilir ki
Kimi duygusal maceralarında aşk denilen şey ortaya çıktığı andan ziyade kaybolduğu anda kendini belli ediyor.
.