Şeyma Çiçek

Şeyma Çiçek
Bursa
175 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Neydi bu dava denilen şey?
Puan vermedi·164 syf.··
2022 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2022 13:49
Uğruna kanlar dökülen, şehitler verilen bu ideal. Nasıl ve ne zaman çıkmıştı ortaya? İnsanlık var olduğundan beri hep bir değer uğruna savaşmıştır. Savundukları fikirlerin arkasında durmuşlardır. Peki ya sonra... Çoğu gerçekleştiremeden tarihin tozlu sayfalarına karışıp yok oldu. Önemli görülen, uğruna canlar feda edilen idealler değerini kaybetti ve kahvehane meselelerinin arasında kayboldu. Her dönem farklı fikirler savunuldu fakat sonra teker teker unutuldu. Heyecanla gerçekleşmesi beklenen olaylar, mazide kalmış birer anı gibi hüzünle hatırlandı. Niçin böyle oldu peki? Durun söyleyeyim. Çünkü herkes kolayı arıyor da ondan. Doğru olan neredeyse kimsenin umurunda değil. En rahat ve garanti yol benimsendi. Sıradan olan milyonlarca insana nice milyonları eklendi. Tabi birde nadir de olsa davasını unutmayan harekete geçen insanlar yok değil. Fakat onlar da diğerleri arasında çaya atılan şeker misali dağıldı. Dağılmayanlarsa kendi başına devrim oldu. "Biz böyleyiz işte, ikinci bir el hayata evet demişiz. Varoluşçuluk, sürrealizm, bugün için postmodernizm hep öyle. Çıkara çıkara Türk Einstein'ını, Sivaslı Sindy'yi çıkarıyoruz. Gelişen bir şehrimizi 'Doğunun Paris'i' ilan ediyoruz."
Huzursuz BacakMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 20113,739 okunma
Reklam
Doğru dediğimiz ve kabullendiğimiz toplumun bize dayattığı her şey iyi miydi?
Puan vermedi·90 syf.··
2022 5. kitabı
Kalıplaşmış düşüncelerle sürüklediğimiz bu dünyada gerçeklerden bir haber yaşarken tüm gerçekler aslında etrafımızda çevrili değil miydi? Sanki gözlerimiz kapalı kulaklarımız işitmiyordu ve biz olan biteni bilmiyorduk ya da bilmezden geliyorduk. Toplumun doğrularını benimseyerek kolay yolu seçtiğimiz sanıyor fakat en büyük çıkmaza girdiğimizi fark etmiyorduk. İşin sonunda dönülmez bir yola saptığımızda her şey için çok geç oluyor ve pişman olsakta oraya hapsoluyorduk. Bize gösterileni yapmaya alıştığımızdan kendi farkındalıklarımızı yok sayıyorduk. Oysa hayat başkalarına göre yaşayamayacak kadar kısa ve acımasızdı. Kendi idellerimizin peşinden gitsek peki? Bize cesaret verir ve imkansız gibi görünen olaylarda mücadele edecek isteği kendimizde buluruz. Çünkü kendimiz için mücadele etmek içimizdeki gücü uyandırır. Başkalarının idealleri ise bizi birer pasif kukladan daha ileri götüremez.
Bu BöyledirMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20229,2bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2021 30. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2021 04:23
Peyami Safa ile tanışma kitabım. Yaptığı psikolojik tahlilleri, tasvir ve betimlemeleriyle tam bir başyapıt. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın da dediği gibi "Acının ve ıstırabın yegane kitabı" dır. Roman, 15 yaşındaki bir gencin ayağındaki rahatsızlık dolayısıyla çeşitli tedaviler görmesi ve bacağını kaybetme olasılığıyla yüzleşmesini anlatıyor. Ağaçların bile sıhhatine imrenecek kadar umutsuz bir genç... Peyami Safa 'da gerçek hayatında 15 yaşında iken bir kemik hastalığı yüzünden hastahaneye yatmış, 1915 yılında ayağının kesilme tehlikesi ile aylarca hastahanede kalmıştır. Yani aslında yarı otobiyografik bir eser diyebiliriz. Eserin bize verdiği mesajı değerlendirmeye gelince; Günlük hayatta karşılaştığımız en ufak zorlukta yıkılan biz gerçekten ıstırap çeken insanların farkında bile değiliz. Sıhhatli olmanın , vücudumuzda ki uzuvları yetkin bir şekilde kullanmanın ne kadar büyük nimet olduğunu ne yazık ki bilmiyoruz. Hayata karşı hep olumsuz tarafından bakıp bütün pozitif yanlarını yok sayıyoruz. Okuyun ve gerçeklerle yüzleşin. Zamanı geldi de geçiyor. Okurken gözümde Neslican Tay canlandı ne kadar güçlü bir kadın olduğunu birkez daha anladım. Çektiği fiziksel acı ve daha da önemlisi psikolojik bunalım ve kaygı halindeyken bile sürekli dimdik ve cesurca son dakikasına kadar savaştı. Kendisine Allah 'tan rahmet diliyorum.
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022120,9bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2021 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2021 21:59
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın kaleminden eleştirisel bir kitap daha... Roman Halley adlı bir kuyruklu yıldızın Dünya'ya doğru gelmesi ve bunu öğrenen halkın telaşeye kapılmasıyla başlar. Yıldızın 75 yılda bir Dünya' ya uğradığı ve Dünya ya çarparak bütün yeryüzünü talan edeceği fikri bütün bütün herkesi sarmıştır. Günlük yaşantılarında ölümü akıllarına bile getirmeyen insanları ahiret korkusu basar ve yaptıkları hatalardan pişmanlık duymaya başlarlar. Kuyruklu yıldızın halk içinde dilden dile dolaşmasını mizahi bir dille ortaya koyan Gürpınar, bu tarzıyla dönemin özelliklerine de dikkat çeker. Romanımızın baş karakteri olan İrfan bey de bu konu hakkında araştırmalar yapar ve halkı bilgilendirmek üzerine konferanslar düzenler. Bu süre içinde İrfan Bey' e bir kadın mektup gönderir ve Halley hakkında bilgi ister. Kadınlara karşı önyargıyla yaklaşan ve onları cahil gören irfan bey bu mektuba şaşırır. Mektubun yazış biçimi onu etkisi altına alır ve kim olduğunu bilmediği kadınla arasında bir bağ kurulduğunu hisseder. Mektuplaşma sürecinde dönemin kadınlarının değersizleştirilmesi üzerine dikkat çeken Gürpınar, bu yanlış düşünce tarzının değiştirilmesi gerektiğini kaleme alır. Roman 'ın büyük bir kısmında mektuplaşma süreçleri devam eder. Romanda sevemediğim kısma değinirsem Gürpınar, İrfan bey üzerinden Dünya ve gezegenler hakkındaki bilgilerini paylaşırken, fazla bilimsel olmasının normal bir okuyucu için akışı bozduğunu sugötürmez bir gerçek olduğunu düşünüyorum.
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202525,5bin okunma
Puan vermedi·258 syf.··
2021 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2021 20:02
Jack London Beyaz Diş adlı romanını vahşi doğa ve vahşi doğada yaşam mücadelesi konuları üzerine yazmıştır. Bir dönem madencilikle uğraşan Jack London vahşi hayata dair gözlemlediklerini hayal gücüyle harmanlayarak eserini kurgulamıştır. Kitap belgesel tadında başlar hiç sıkılmadan daha başında kendinizi kaptırırsınız. Aslında belgeselden farklı olarak sadece vahşi hayvanların dışarıdan izlenimine değil onların düşüncelerine de hakim olursunuz. Beyaz Diş'in yaşama tutunma mücadelesini, karşılaştığı zorluklarla giderek daha da acımasız ve vahşi hale gelen yapısını, içten içe sevgiye duyduğu açlığı anlatarak sevginin iyileştirici bir güce sahip olduğunu savunmuş ve insanları buna teşvik etmiştir Beyaz diş sadece belgesel tadında bir roman olarak kalmayarak kurdun (Beyaz Diş) bakış açısından insanları da anlatır . İnsanlar arasındaki farklılıklar ve çatışmaları ele alır. Gerek kapitalizme gerek sosyalizme değinerek kitabın akışını bozmayan ve kavrayanlar için farklı bakış açıları kazandıran satır arası düşüncelere de yer verir. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
İnsan ve Duygular
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,4bin okunma
Reklam