Allah, tüm insanları ahlâkı en güzel şekilde yarattı. Her çocuğun Müslüman olarak doğduğu belirtildi. Her çocuk selim yaratılış ile doğardı. Bu, güzel ahlâk üzere doğar manasını içermekteydi. Bu bakımdan çocuk eğitimi, çocuğun terbiyesi için değil çocuğun terbiyesiz edilmemesi için gerekirdi.
İbn Abbas radıyallahu anhuma şöyle demiştir:
"İnsanların bir bid'at ortaya koymadıkları, bir sünneti öldürmedikleri bir yıl geçmiyor. Nihayet bid'atler hayat buluyor, sünnetler ölüyor."
İbn Vaddah, el-Bid'a, s. 38.
Ibn Mes'ud, Ubey b. Ka'b ve başkaları -Allah onlardan razı olsun- şöyle demişlerdir:
"Sünnette iktisat (orta halli sünnete uymak), bid'atlerde olanca gayreti ortaya koymaktan hayırlıdır."
Darimi, 1/72; Beğavi, Şerhu's-Sünne, 1/208; Ayrıca Hakim, el- Müstedrek'te rivayet etmiş olup "Buhari ve Müslim'in şartına göre sahihtir." demiştir
Ubeyy b. Kâb radıyallahu anh dedi ki:
"Size Kur'ân ve sünnete sımsıkı sarılmanızı tavsiye ediyorum. Çünkü Kur'ân ve sünnet üzerinde bulunup da Rahman'ı andığı vakit yüce Allah'ın korkusundan ötürü gözleri yaşla dolan kimseyi Allah azablandırmaz."