Sadece öğrenci طالب

Sadece öğrenci طالب
@Talibunn
Burayı sadece not defteri olarak kullanıyorum..
Hafız el Kuran / طالب العلم
Fani bir kiracıyız..
81 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Başka bir mukayese yapalım. NASA için çalışan bir astronot olduğunuzu düşünün. Sene 2070 ve Sizde farklı bir galakside bulunan, dünyaya benzer bir gezegeni ziyaret edecek ilk insan olacaksınız. Vazifeniz, hayata dair bir işaret bulmak. Nihayet gezegene iniş yapıyorsunuz, aracınızdan inerken ortalıkta kayalıklardan başka bir şey görmüyorsunuz. Her nasılsa, gezegende seyrinize devam ederken büyük bir serayı andıran bir yapı ile karşılaşıyorsunuz. Içeride yiyip içen, oynayan, çalışan, normal bir hayat yaşayan insan benzeri mahluklar görüyorsunuz. Aynı zamanda bitkiler, ağaçlar ve diğer birtakım bitki örtüleri de dikkatinizi çekiyor. Yapıya yaklaştığınızda, arkadaş canlısı Elçiler sizi karşılıyor ve içeriye davet ediyor. Bu arkadaş canlısı "uzaylılar" ile ilk buluşmanız da size yapının içerisinde doğru miktarda oksijen bulunduğunu söylüyorlar. Yapı, aynı zamanda gıda üretimini ve bitki örtüsünü sağlayabilecek miktarda su ve kimyevi bileşenlere de sahip. işittiklerinize şaşırmış bir halde, bütün bileşenleriyle muntazam bir şekilde çalışabilen bu ekolojik sistemi nasıl meydana getirdiklerini soruyorsunuz. Elçilerden biri cevaplıyor, "şans eseri oldu." Zihniniz hemen bu gülünç ifadelerin ne manaya geldiğini idrak etmeye çalışır. Yapının bu şekilde işleyişi ancak Akıl sahibi bir varlık tarafından tasarlanmış olması ile izah edilebilir, rastgele meydana gelmiş fiziki olaylar ile değil. Zihnimizden bu ifadeler geçmekte iken bir diğer Elçi gelir ve ekler, " sadece şaka yapıyor. " ve ardından herkes gülümseyiverir.
Sayfa 202·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kainat biri tarafınfan tasarlanmıştır?
Bir sabah uyanıp, kahvaltınızı hazırlamak üzere mutfağa geçtiğinizi düşünün. mutfak masasına yaklaştığınızda üzerine En sevdiğiniz çikolatadan sürülmüş iki tane tost görüyorsunuz. Fakat çikolatalar, tostun üzerine "Seni seviyorum" yazacak şekilde sürülmüş. Tabii bu duruma şaşırıyorsunuz, Peki neden? Ekmeklerin kendi kendilerini tost haline getirip, çikolatanın şans eseri "seni seviyorum" yazacak şekilde kendisini ayarladığını mı düşünüyorsunuz? Yoksa Eşinizin veya ailenizden bir kişinin, sizin için erkenden kalkıp bir tost hazırlandığını mı varsayıyorsunuz? Bu dünyadaki her Akıl sahibi insan, bu olayın bir kasıt veya sebep olmaksızın meydana geldiğini reddeder; şans eseri olduğunu iddia etmek ise yeterli bir açıklama değildir. Kainat da yukarıda bahsettiğimizden farklı değildir. Bir gayeye yönelik tasarlandığına işaret eden muntazam, hassas, Engin bir mimariye sahiptir. Kainat, hayatın devam edebilmesi için en doğru kanunlar ile donatılmıştır ve insanların yaşayabilmesi için hususi olarak tasarlanmıştır. Eğer bu kanunlar farklı olsaydı ve yıldızlarla, gezegenlerle ve farklı büyüklüklerdeki diğer maddelerle Hayat imkanı tanıyan bir Nizama sahip olmasaydı, bu Kitabı okuyor olmazdınız. Aslında insan hayatının varlığından dahi söz edilemezdi.
Sayfa 201·Kitabı okudu
Tanrı hareket ettiremeyeceği bir taşı yaratabilir mi?
Tanrının kudretine karşı ortaya atılan itirazlardan biri de bu Kadir-i mutlaklık paradoksudur. bu itiraz, her şeye gücü yeten varlığın kendi kudretini sınırlaması ile alakalıdır. Sorulan soru şudur: eğer Tanrı her şeye kudreti yeten ise, hareket ettiremeyeceği bir taşı yaratabilir mi? Bu soruya cevap vermeden evvel, kadir-i mutlak kavramının ne demek olduğu izah edilmelidir. Manası, mümkün olan her şeyi gerçekleştirebilmektir. Kadiri mutlaklık, aynı zamanda başarılı olmama durumunun imkansızlığını da kapsar. Fakat soruyu soran kişi, Tanrı her şeye kadir olduğu için, başarısızlığa da Kadir olduğunu ifade ediyor. bu mantıksız ve saçmadır, Çünkü bir bakıma " her şeye gücü yeten bir varlık, her şeye gücü yeten bir varlık olamaz " demekle aynı şeydir. Bir şeyi gerçekleştirmekte veya bir iş yapmak da başarısızlık, kadir-i mutlaklığın bir hususiyeti değildir. Bu açıdan bakacak olursak, tanrının " hareket ettiremeyeceği bir taşı yaratması" Aslında mümkün olmayan ve anlamsız bir hadise'yi tanımlamaktadır. Soru, mümkün olan bir Hadise'yi tanımlamıyor. Tıpkı " beyaz renkli bir siyah karga" veya " daire şeklinde bir üçgen" demek gibi. Bu tür ifadeler hiçbir anlama gelmez; bilgi adına hiçbir değerleri yoktur, anlamsızdırlar. Bu şekilde anlamı olmayan bir soruyu Neden cevaplayalım ki? Açıkça söylemek gerekirse bu soru, bir soru dahi değildir. Son olarak şunu diyebiliriz ki Tanrı, bizim hayal edebileceğimiz en büyük taştan daha da ağır bir taş yaratabilir ve o taşı her zaman hareket ettirme kudretine de sahip olacaktır. Çünkü bir şeyi başaramamak kadir-i mutlak olmanın bir hususiyeti değildir.
Sayfa 143·Kitabı okudu
Yaratılmamış bir yaratıcı, yaratılmışların bir parçası olamaz. Bir sandalye yapan marangoz, bu mevzuyu ifade etmek için güzel bir örnektir. Sandalyeyi tasarlama ve yapma sürecinde marangoz sandalye dönüşmüyor. Sandalyeden ayrı ve bağımsızdır. Bu, aynı şekilde yaratılmamış yaratıcı için de geçerlidir. O, kainatı yaratmıştır ve yaratmış olduğu kainattan ayrıdır bağımsızdır.
Sayfa 141·Kitabı okudu