Tanrının kudretine karşı ortaya atılan itirazlardan biri de bu Kadir-i mutlaklık paradoksudur. bu itiraz, her şeye gücü yeten varlığın kendi kudretini sınırlaması ile alakalıdır. Sorulan soru şudur: eğer Tanrı her şeye kudreti yeten ise, hareket ettiremeyeceği bir taşı yaratabilir mi?
Bu soruya cevap vermeden evvel, kadir-i mutlak kavramının ne demek olduğu izah edilmelidir. Manası, mümkün olan her şeyi gerçekleştirebilmektir. Kadiri mutlaklık, aynı zamanda başarılı olmama durumunun imkansızlığını da kapsar. Fakat soruyu soran kişi, Tanrı her şeye kadir olduğu için, başarısızlığa da Kadir olduğunu ifade ediyor. bu mantıksız ve saçmadır, Çünkü bir bakıma " her şeye gücü yeten bir varlık, her şeye gücü yeten bir varlık olamaz " demekle aynı şeydir. Bir şeyi gerçekleştirmekte veya bir iş yapmak da başarısızlık, kadir-i mutlaklığın bir hususiyeti değildir. Bu açıdan bakacak olursak, tanrının " hareket ettiremeyeceği bir taşı yaratması" Aslında mümkün olmayan ve anlamsız bir hadise'yi tanımlamaktadır.
Soru, mümkün olan bir Hadise'yi tanımlamıyor. Tıpkı " beyaz renkli bir siyah karga" veya " daire şeklinde bir üçgen" demek gibi. Bu tür ifadeler hiçbir anlama gelmez; bilgi adına hiçbir değerleri yoktur, anlamsızdırlar. Bu şekilde anlamı olmayan bir soruyu Neden cevaplayalım ki? Açıkça söylemek gerekirse bu soru, bir soru dahi değildir.
Son olarak şunu diyebiliriz ki Tanrı, bizim hayal edebileceğimiz en büyük taştan daha da ağır bir taş yaratabilir ve o taşı her zaman hareket ettirme kudretine de sahip olacaktır. Çünkü bir şeyi başaramamak kadir-i mutlak olmanın bir hususiyeti değildir.