Alper Gencer'i konuk etmek ve söyleyişi modere etmek keyifliydi.
Adamı çoğunlukla yanlış anlamış olabiliriz çünkü tamamen tasavvuf düşüncesine sahip.
Şiirlerinde o hissettiğimiz varoluşsal sancılar kendisinde yok.ifade ettiği kadarıyla şiir, onun için tasavvuf ve dini inancın bir ulaştırma araci.
Tabi baya hoş sorularımız vardı şimdi onları yazmayacağım.
Deli gibi uykum var Nermin...;)
Yani bir yol haritası için aldım gel gör ki Nerede ise bomboş bir kitap, zaman kaybı...
Yani bana dokunan bir şey olmadı.umarim birilerinin işine yarar yorumum.
Yaklaşık 300 yıl önce kötülük problemini çok güzel işlemiş.siz bir gözlemci oluyorsunuz,sizi olaya dahil etmemeye çalışıyor ki çok güzel bir eser.Aslinda İslam dünyasında ondan 700 yıl önce bu konuya çok iyi değilmiş ama "KENDİ BAHÇEMİZİ EKMELİYİZ ." ifadesi gibi veciz bir ifade eksik kalmış olabilir, en azından şimdi benim aklıma gelmedi;)
Yazarın okuduğum ilk kitabıydi, doğrusu etiketlendim.Eserlerini incelediğimde yazari tanıyacağıniz kitabı bu olabilir l.
Gençlik, çoğu zaman hayatı değil, hayatın hayalini sever.
Oysa yaşam… başka yerdedir.
Ali Aycil'in muhabbetinde bulunma fırsatı buldum, muhabbetti de kitapları da sarıyor.
2007de yazıldığı için bu eserde fazlaca dini atıp mevcuttu(tevekkül kader vb).
Hakikati hikaye yoluyla vermeye çalışmış her bir hikaye etkileyici ve hepsi tek bir hikaye ,sur kenti hikâyesi..
Altı çizilecek o kadar yer vardı ki.