Ayrılıklar insan ruhunda bıraktığı acıyla anılır. Bu acı, ruhların şekillenmesinden, hayat görüşünün değişmesine; hatta insanın kendisini yenilemesine neden olur. Aşk ayrılığı ise ölümden daha şiddetlidir. İnsanı sersemletip hayattan soğutması bir yana, tüm bunalımların ortasında bırakır. İnsan bu durumda yapayalnızdır; kimsesizdir, elleri üşümüş, ayakları donmuştur. Bedeni, aklı, beyni esrarkeşlere özgü alemlere dalmıştır.
"aşağıda bir yerlerde karanlığın içine düştü. Bu kadarını anlamıştı. Karanlığın içine yuvarlanmıştı. Ve bunu anladığı anda artık hiçbir şey anlamaz oldu."
Bitirdim.
bir kenara bıraktım lavtayı
mor yoncalar arasında
salınıp duran gölgeler de,
şarkılar da,
bitecek yakında.
bitirdim...
bir kenara bıraktım lavtayı
çiy düşmüş çalılar arasında
seher vakti öten
ardıç kuşları gibiydim.
şimdi sesi kısılmış,
yorgun bir bülbülüm.
tükettim şarkıları,
dikkatle söyleyerek.
bitirdim.
bir kenara bıraktım lavtayı"