Tipik striptiz ilişkisi, kendisinin doyum olanaklarının eksiksiz görünümünü sunmuş olan kadının kesinlikle tüketim için olmamasını gerektirir. Concert Mayol'da dağıtılmış olan bir kitapçık, her şeye karşın açıklayıcı bir sezgi ile sonlanan, biktiracak kadar ahlaksızca bir giriş bölümü içeriyor. Kabaca diyor ki, spot ışıkları altında, kendini sinirli ve arzulu seyircilerin dimdik bakışlarına sunarken, çıplak kadının zaferi, onların o anda kendisini kendi bildik öğünleriyle karşılaştırdıklarını ustaca biliyor olmasından geliyordur; yani, zaferinde ötekilerin aşağılanması vardır, oysa seyredenlerin aldığı zevk, temelde törenin özü olarak hissedilen, acısı duyulan ve kabul edilen kendi aşağılanmalarından ibarettir.
"...
ayrılık masanın üstündeydi kahve bardağınla limonatamın arasında
onu oraya sen koydun
bir taş kuyunun dibindeki suydu
bakıyorum eğilip
bir koca kişi gülümsüyor bir buluta belli belirsiz
sesleniyorum
seni yitirmiş geri dönüyor sesimin yankıları
ayrılık masanın üstündeydi cıgara paketinde
gözlüklü garson getirdi onu ama sen ısmarladın
kıvrılan bir dumandı gözlerinin içinde senin
cıgaranın ucunda senin
ve hoşça kal demeğe hazır olan avucunda
ayrılık masanın üstünde dirseğini dayadığın yerdeydi
aklından geçenlerdeydi ayrılık
benden gizlediklerinde gizlemediklerinde
ayrılık rahatlığındaydı senin
senin güvenindeydi bana
büyük korkundaydı ayrılık
birdenbire kapın açılır gibi sevdalanmak birilerine ansızın
oysa beni seviyorsun ama bunun farkında değilsin
ayrılık bunu farketmeyişindeydi senin
ayrılık kurtulmuştu yerçekiminden ağırlığı yoktu tüy gibiydi diyemem
tüyün de ağırlığı var ayrılığın ağırlığı yoktu ama kendisi vardı
..."
"...
gözünde türkülerin boyu kilometre kilometre ölümün boyu bir karış
ve haberi yok başına geleceklerin hiçbirinden
onun başına gelecekleri bir ben biliyorum
çünkü inandım onun bütün inandıklarına
sevdim seveceği bütün kadınları
yazdım yazacağı bütün şiirleri
yattım yatacağı bütün hapislerde
geçtim geçeceği bütün şehirlerden
hastalandım bütün hastalıklarıyla
bütün uykularını uyudum gördüm göreceği bütün düşleri
bütün yitireceklerini yitirdim.."
Bu nasıl masa
Kadın masaya ıslak gözlüklerini koydu
Ve hatlarını örten hırkasını
Yarısini okuyabildigi kitabı koydu
Aldıklarını koydu, verdiklerini, veremediklerini
Çantasında unutulmuş C.D.F. ayracini koydu
Ve dilindeki son kahvenin buruk tadını
Tepeleme dolan çekirdek kabuğu kasesini
Mor carsaftaki serinliği
Çift çizgideki sıcaklığı koydu
Son olarak kadın
Yüzük parmağındaki boşluğu koydu masaya
Durmadan koyuyordu kadın
Masa da masaymis ha
Bir iki sallandı
Sallandı
......
..