Kahramanın Sonsuz Yolculuğu Jung ve Freud gibi psikologların temellendirdiği bilinçdışı arketiplerimizin aslında mitoloji yoluyla dışarı çıktığını savunuyor.
Hatta konu insanın bilinçdışı oluşundan dolayı tüm insanlığın benzer ve hatta temelde ortak bazı söylenceler oluşturduğunu vurguluyor. Buna da kendi tabiriyle monomit diyor.
Kendince dünyanın tüm efsanelerinin belli bir formülü, kahramanları, olay örgüsü olduğunu söyleyerek bize bir “Kahramanın Yolculuğu” taslağı veriyor.
Kitabın dili ağır ve belli bir seviyede psikoloji bilgisi gerektiriyor. Adeta ders çalışır gibi notlar alarak ve dikkatlice okunmalı.
Tavsiyem hikaye anlatıcısı nasıl olunur bilmek isterseniz ya da narratif diğer edebi ürünler için muhtemelen en kapsamlı başlangıç kitabı.
Beğendim gerçekten, önerilerimle…
Kürk Mantolu Madonnayı ilk okuduğumda aşkın kutsal bir kitabı olsa o kitabın bu olacağını düşündüm.
Çünkü defalarca
altını çizdiğim cümleler ve özel seçildiği belli olan kelimeler vardı.
Sabahattin Ali’nin daktilosunda yazarken en çok tekrar ettiği kelimenin “tutku, istemek ve ilahî” olduğunu tahmin ediyorum.
Bu kitap belki semavî olmayabilir
ama muhakkak ki aşkın yol açtığı zihinsel bir vahye dayanır.
Eğer bunu yaratacak bir kalbe sahipsen birileri ancak senin edebî müridin olabilir.
Görünürde Milli Edebiyat stili, coşkulu bir millî eser olarak görünür ama alt metinde harika sinematik sekanslar barındırır. İşlenen sevginin mahcubiyeti ve kişilerin birbirlerinden mahrumiyeti bile titretir yeri geldiğinde. Hikayenin bazı heyecanlı anları da “ Soysuzlar Çetesi” gerginliği veriyor. Sinemanın hâlâ keşfetmemiş olması hayret verici gerçekten.
Nahiflikte onun gibi olursak reelde kaybedeceğimiz aşikar olsa da şarkı sözü yazarken ilham meleği olan Asaf. Yalın’ın şiire uygulanmış hali. Edebiyat ve müziğin görkemli
birleşimi.