miskin B. Bukeyr anlatıyor: muhaddislerden Birisi bir gün A'meş'i ziyarete geldi adam Sen bu çocuklara hadis mi rivayet ediyorsun? diye sordu A'meş şöyle cevapladı: bu çocuklar senin dinini koruyacak olanlardır.
Abdullah B. Ubeyd b. Umeyr naklediyor: Amr Bin As Radıyallahu anh kureyş'ten bir ilim halkasının önünde durdu ve onlara şöyle dedi; size ne oluyor da çocukların meclislerimizden kovuyorsunuz? böyle yapmayın. onlar için meclislerinizi genişletin onları aranıza alın onlara hadisleri dinlettirin onları hadislere anlatın Çünkü onlar bu kavmin küçükleridir Ama daha sonra gelecek kavimlerin büyükleri olacaklardır.
İbrahim Bin Ethem anlatıyor: babam bana şöyle dedi canım oğlum, hadisleri Öğren. her ne zaman bir hadis dinlersen ve onu ezberlersen sana bir dirhem vereceğim bu sayede Ben de Bu hadisleri öğrendim.
Hadis ehli'nin Şerefi ve hadis ehline nasihat
Avamın her meselede aynı mezhebi taklit etmesi şart değildir Çünkü hakikat Muteber İslam'ın mezheplerden herhangi birinin tekelinde değildir Bilakis Onun hakkı araştırması doğruya en yakın olana tabi olması ve elinden geldiğince Takva sahibi olması gerekir hakkın kendi mezhebinin dışında ve kendi mezhebinin görüşünden farklı olduğu ortaya çıkarsa hemen ona dönmesi gerekir...
Buna karşılık Samimi bir Müslümanın ruhsatların peşinden koşarak ve nefsine daha kolay gelip Heva ve arzusuna daha yakın olanı arayarak bir o mezhebin bir bu mezhebin görüşünü alması caiz değildir Çünkü bu dinen yasaklanmış ve Çirkin bir iş olduğu bildirilmiş olan telkiftir.
Telkif: bir meselede bir mezhebin diğer bir meselede diğer bir mezhebin görüşüne göre amel etmektir Bunun iki şekli vardır: 1) mezheplerdeki ruhsatları araştırıp hoşuna gideni arzusuna uyanı ve çıkarlarını gerçekleştirecek olanı almak ki bu, İttifak ve caiz değildir.Iyi bir delile dayanmadan veya muteber bir alimi taklit etmeden ruhsatların peşinde koşmak Şer'i yükümlülüklerden kurtulmaya çalışmak demektir ki bu da Delilsiz bir şekilde heva ile amel etmek demektir. Özellikle de ihtilaflı meselelerde bunu adet haline getirmek böyledir.
2)ehliyet sahibi bir Müslümanın bir meselede mezhepler içinde delili en kuvvetli ve en tercihe şayan olanı almasıdır ki bu tür teklife ilim ehli "ittiba" demektedir ve gücü yeten herkesin bunu yapması gerekir.