Bu sağır şehirde ve bu dilsiz çağda bile şikayetleri zaman zaman duyulabiliyordu. Kaldırımsız dar sokaklarda azgın soyluların çılgınca araba sürme alışkanlıkları sade vatandaşları tehlikeye atıyor, onları sakatlama riskiyle karşı karşıya getiriyordu. Her sürücü kendisinin dikkat etmesi yerine zavallı halkın bu tehlikelere karşı dikkatli olması gerektiğini düşünüyordu.
Yaşar gibi yapmaktan, özlemez gibi yapmaktan, iyiymiş gibi yapmaktan, nefes alıp onu içimde tutmaktan, o nefeste boğulmaktan sıkıldım. Ki nefessizlikten değil nefesten boğulmaktır marifetimiz…
Kimsenin konuşmadığı bir dil gibiyim, kimsenin inanmadığı bir deli,
Yazarın bile okumadığı bir kitap, hiç çalmayan bir şarkı,
Hiç vatandaşı olmayan bir ülke, hiç sorulmayan bir soru gibiyim;
Kalabalıkların içinde varım ama yok gibiyim.
Murathan Mungan