Hangi enkazda bıraktın ruhunu
Ardın sıra bakmadan vurduğun yollar
Kıyıların dili olsaydı hele hafız
Dökülür müydü peşin sıra, sulara
Diplere varan cümlelerin miydi
Yoksa enkazda kalan ruhun mu
Göğün maviliğine bile tutunma ihtiyacı duymamışken
Necedir hakların hafız
Poyrazlarda coştuğun anılar canlanırverir mi yeniden
Unutmaya niyetinde yokken
Necedir hele de bakım hafız
Eskisi kadar yazmaz olmuşsun
Kıyılara vuran sözcükler ,heybenden name name dökülmüş
Oysa destansı idin sen hafız
Ne oldu da lal kesildin !
Kaldır başını , bulutları izle
Gör hele kendini ,
Birtek sözlerinde mi sanırsın simanı
Yüzün beliverir aniden çizgilerinle var olan
Kazımaktan öte
Resssam gelir her fırça dokunuşunda
Yüreğini de dokur...
Sen tablo bil gökyüzünü
Ben ise yürek diyim sana hafız
Sen palet bil ,ben sana kalem tutuşunu izliyim
Halıların kilimlerin dokumaları gibi
Narinsin belli ..
İncinir, susarsın
Yazılara kusulmez ki hafız
Sen hiç öğrencisine küsen öğretmen gördün mü?