bu profili not defterim olarak kullanıyorum. önemli bulduğum sonrasında dönüp tekrar bakarım dediğim noktaları paylaşıyorum. Bu paylaşımlar, alıntıladığım cümleleri onayladığım anlamı taşımaz.
1932'de Einstein, felsefeyle ilgili olarak anne benzetmesi yapmış ancak şunu vurgulamıştır: " Felsefe doğum yapan ve diğer bütün bilimleri ortaya çıkaran bir anne gibidir. Dolayısıyla çıplaklığı ve yoksulluğu için hor görülmemeli, tam tersine kültürsüzlüğün içine gömülmesinler diye çocuklarını yaşatma uğruna harcadığı Don Kişotça ideali nedeniyle övülmelidir."
Aslında felsefenin bilimsel olması gerektiği yönündeki modern düşünce yalnızca birkaç yüzyıllık bir geçmişe sahip ve esas olarak Avrupa Aydınlanması'nın bir ürünü. Ancak ortaya çıktığından bu yana bu düşünceye itiraz ediliyor. Dahası birçok başka kültürde bu konuyla ilgilenilmiyor bile ve bu, onların aydınlanmamış oldukları anlamına gelmiyor. Elbette bilim, nesnel olduğu yönünde özel bir iddiaya sahip.
...
Kuşkusuz bilimde gerekli olan gayri şahsilik ve nesnellik, felsefe için tavsiye edilmez. Dolayısıyla ( Doğu'daki ve Batı'daki) birçok filozof, felsefenin bilimden ayrı ya da ondan çok daha az ikna edici bir sanat, bir beceri, bir öğreti ya da bir pratik olduğunu özellikle vurgulamıştır.
Birçok toplulukta -buna çoğu kabile kültürleri de dahildir- din, felsefeyi belirler. Bazı topluluklarda, özellikle ikisi de teist olmayan, yani tanrısız dinler olan Konfüçyüsçülük ve Budizmin geçerli olduğu topluluklarda ise felsefe dini belirler.