İslam bilginleri, göze görme kabiliyeti verildiği gibi fıtrata da Allah’ı tanıma ve O’na kul olma yatkınlığının verildigini söylerler. Ancak bir hastalık veya bir engel sebebiyle gözün görme yetisinden kısmen veya tamamen mahrum kalabildiği gibi insanın da özünde / fıtratında bozulmalar olduğunda bu özelliği zarar görebilir.
Tevazu sahibi, gönüllerde yükselir; kibir sahibi ise kendi benliğinde kaybolur.
Çünkü tevazu, insanın hem Allah katında hem de insanların nazarında değerini artırır. Kibir ise insanın gözünü perdeleyen bir hastalıktır; kişi ne kadar büyüdüğünü sansa da aslında yerinde sayar, hatta geriye gider.