Yazar, 2. Murat'ın hayat hikayesinden ziyade, eldeki sınırlı Osmanlı ve Macar kaynaklarını kullanarak dönemini yazmaya çalışmış. Ara ara Hammer'e atıfta bulunup, düzeltmeler yapmayı ihmal etmemiş.
1960’li yılların dili hakim. Akıcı değil. Birinci elden kaynak okur gibi hissettim ara ara. Bu nedenle ortalama bir tarihseveri okurken sıkabilir.
Dönemi anlatan yazarların pasajlarına birebir yer vermesi, eserin kıymetini artırıyor. Üstelik bu dönemi anlatan daha önce bir kitap görmedim. Bu da eserin diğer artı yönü.
Savaş meydanı dizilişleri, haritalar, eser fotoğrafları gibi görsellerin kullanılmaması akılda yazılanları kalıcı olmasını engelliyor.
Kronik kitap, yazarın oğlundan daktilo şeklinde taslak olarak almış metini. Bunu önsözde belirtiyorlar. Yazarın bıraktığı boşluklara veya silik kalmış yerlere bazen hiç dokunmamışlar ya da ana kaynakları kullanarak cümleleri tamamlamışlar. Bu kitabın basılmasında arka planda nasıl bir emek verildiğini bilmek, yazarla birlikte satırlar arasida yolculuk etmek sizi bilmem ama benim için ilginç bir deneyimdi.
Macar askerleri Edirne'ye gelmek üzereyken gelecekleri yollara sular dökerek yolu buzlastirmalari, onlarin geri dönmesine nedne olmuş. Daha önce bilmediğim bu detayı bu kitapta öğrendim.
Sözün özü: Eğer araya kitaplar katarak okumayı seviyorsanız, bu kitabı okuyun derim.Ben 10 günde bitirebildim.