101. sone
"Güzelliğe bürünmüş gerçeği unuttun ya,
Nasıl giderirsin bu ihmali, haylaz Peri?
Hem gerçek, hem güzellik bağlı benim aşkıma:
bak, sende de bundandır soyluluğun, değeri.
Şöyle diyemez misin sanki, Peri, cevap ver:
“Gerçek boya istemez; kendi rengi solmaz ki;
“Güzellik, kalemsiz de, gerçek resmini çizer:
“En iyiyle güzeli karıştırmak olmaz ki!”
Ona övgü gerekmez diye susmak olur mu?
Bahane bulma: kullan gönlündeki gücünü,
Yaldızlı bir gömütten öte sen yaşat onu
Ve söylet hep gelecek çağlarda övgüsünü.
Görev başına, Peri: Ben öğreteyim sana;
Onu şimdiki gibi göster sonsuz zamana."
Ben de yalnızca Tanrı'nın önünde diz çökerim kapak fotoğrafınızdaki gibi. Gerçek bir boya istemese bile zaten hiç kendi rengi solmaz ki o inandığımızın. Kaleme ihtiyacı olmaktan münezzehtir hatta, gerçek resmini zaten biz ona inanarak çizeriz. Herkesin inandığı bir şeyler vardır mutlaka bu hayatta. Yeter ki diz çökmeyelim buna layık olmayanlara. Hadi şimdi görev başına ve hayatı daha çok anlamak için kitap okumaya Buğra.