Öznur Gündüz

Sizin başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandığınız (günahlar) yüzündendir. (Şura, 30) Hz. Ali buyurmuştur ki; "Kuran'ın bu âyeti mü'minler için en ümit verici âyetidir. Zira Kerîm olan Allah bir kere azap etti mi artık tekrar azap etmez. Affedince de onu geri almaz."
Sayfa 485·Kitabı okudu
Reklam
(İnsanları ibadet ve itaat için) Allah’a çağıran, sâlih (sevaplı) ‘iş ve hareket’ yapan ve “Şüphesiz ben müslümanlardanım.” diyen kimseden daha güzel sözlü (olan) kimdir? Fussilet, 33 İslâm’ın kendisine izzet ve şeref verdiği kimsenin “Ben müslümanım.” demesi kâfîdir. Çünkü İslâm, Allah’ın eksiksiz olarak gönderdiği dinin/sistemin adı, müslüman da ona teslim olan ve onunla şereflenenlerin adıdır. Demek oluyor ki müslümanı tanıtan en güzel ve en önce söylenecek söz Kur’an’a göre “Ben müslümanım.” demektir. Önüne getirilen başka bir isimle isimlenmeye asla gerek yoktur.
Allah'tan başka (sığınacak, bağlanacak) veliler edinenlerin durumu, tıpkı kendisine (ağdan) bir ev edinen örümceğe benzer. Halbuki evlerin en zayıfı, elbet örümcek ağıdır, keşke bilselerdi! (Ankebut, 41) Ne yazık ki bunun böyle olduğunu bilmeyen ve ona tutunacak kadar gaflette olanlar vardır. Şurası bilinmeli ki hevå ve hevese dayanan her şey -zulüm dâhil-örümcek ağı gibi kolay ve çabukça yok olmaya mahkumdur.
Furkan, 77
(Resûlüm!) De ki: "Dua (ve ibadeti)niz olmasa Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkârcılar!) Siz ise (Allah ve Resûlü'nün bildirdiklerini) yalanladınız, bu yüzden (bu günah ve onun) cezası, boynunuza sarıl (ıp yakanızı bırakmay)acaktır."
Muhakkak ki Allah adaleti, İyiliği ve yakınlığı olana (özellikle akrabaya muhtaç oldukları şeyleri) vermeyi emreder; ahlâksızlığı/hayasızlığı, fenâlığı, zulmü/azgınlığı yasaklar. İyice anlayıp tutasınız diye size (böylece) öğüt verir. (Nahl,90) İbni Mes'ûd (ra.); "Kur'an âyetleri içinde, hayrı da şerri de en toplu surette bir araya getiren bu âyettir." demiştir. Osman b. Mazûn'un (ra.) müslüman olmasına bu âyet sebep olmuştur. Bu âyetin hutbelerin sonunda okunması Ömer b. Abdülaziz'in hilafeti sırasında ve onun talimatıyla başlamıştır.
Reklam