MS 2.yüzyılda yaşamış olan Aristeides Smyrna'da ( İzmir) çok sayıda hamam ve gymnasium yapısı bulunduğundan ve insanın bunların hangisinde yıkanacağını bilemediğinden söz etmektedir.
1864'te Izmir'in ihracatı İstanbul'un yirmi, Suriye Limanları İskenderun, Yafa ve Beyrut'tan iki kat fazla idi. İhraç edilen kalemler kökboya, kuru meyve, afyon, palamut, tütün, halı, sünger ve zeytinyağı ağırlıklı idi. 1841 yılında ihracatın%41'i İngiltere'ye, %27'si Fransa'ya, daha sonra ise Avusturya'ya yapılmıştır. 1851'de ise%48'i İngiltere'ye, %21'i Avusturya ve %12'si Fransa'ya idi.
Prokonsul Damokharis için yazılmış olan şiirde şöyle denilmektedir;
"Ey maharette ünlü yargıç Damokharis! Bu başarı da sana ait: Bir depremin öldürücü felaketlerinden sonra çok gayretli bir çalışmayla Smyrna'yı tekrar bir şehir haline getirmeyi başardın. "
Şarap, zeytin yağı ve tahıl üretiminin arttığı, özellikle Ephesos ve Smyrna'nın üretim ve ihracatta öne çıktığı görülmektedir. Smyrna'nın bağcılık ve şarap üretimi konusunda öteden beri önemli bir merkez olduğu bilinmektedir. Öyle ki, bu üretim Smyrna ekonomisinin temel kaynaklarından ilki ve belki de en önemlisi idi. Üretilen üzümlerden elde edilen şarap, hem iç tüketimi karşılıyor hem de ihraç kalemi olarak önemli rol oynuyordu. Smyrnalı ozan Homeros'un İlyada ve odysseia adlı eserlerinde bahsettiği ve Pramnos adı verilen şaraptan daha sonra Aristophanes, Athenaues, M. Terentius Varro ve yaşlı Plinius tarafından da övgü ile söz edildiği görülmektedir.
Smyrna deniz ticareti, art bölgesindeki ürün çeşitliliği ve bolluğu sunan verimli tarım alanlarının gelirlerinden oluşan zenginliğini inşa ettiği görkemli kamu yapılarına yansıttı. Bu zenginliğin kalemlerinden biri Strabon'dan öğrenildiği kadarıyla şarap üretimi ve ihracatı olmalıdır. Bu gelirlerin yansıdığı görkemli kamu yapıları ile Strabon, Smyrna,yı "bütün kentlerin en güzeli" Olarak tanımlamıştır.