Geceyi terennüm eden şarkılarım sana kendi gözlerini; gün doğuşunu anlatan şarkılarım sana dudaklarının rengini hatırlatmıyor mu?
Dalgalara ait şiirlerimde dağınık saçlarının tellerine rast gelmiyor musun?-
Eskrimci yaptığı bir hamlede donar kalır ya, işte öyleydi gözlerimin kitlenmesi, baktığı yönde taşlaşıp kaldı. Yere bakmak olanaksızdı, bakışlarımı çekmek olanaksızdı, görmem olanaksızdı, çünkü çok daha öteleri görüyordum. Tek anımsadığım onun yeşil bir manto giydiğiydi, hepsi bu. Buna, Juno yerine bir bulut yakalamak da denebilirdi; Yusuf’ un Potifar’ın karısının elinden ayrılması gibi o da benden kaçmış ve arkada yalnızca mantosu
kalmıştı.