Bir köksap ne başlar ne de biter, daima orta[m]dadır, şeylerin arasındadır, arada-varlıktır, intermezzo'dur. Ağaç, soy-bağıdır, oysa köksap ittifaktır, sadece ittifak.
Göçebeler devlet aygıtına karşı bir savaş makinesi icat ettiler. Tarih göçebeliği hiç anlamadı, kitap da dışarıyı hiç anlamadı. Uzun bir tarih boyunca devlet kitabın ve düşüncenin modeli olmuştur: logos, filozof-kral, İde'nin aşkınlığı, kavramın içselliği, zihinler cumhuriyeti, aklın mahkemesi, düşüncenin memurları, yasa koyucu ve tebaa insan. Devletin bir dünya düzeninin içselleştirilmiş imgesi olma ve insanı kökleştirme iddiası. Oysa bir savaş makinesinin dışarıyla ilişkisi bir "model" değildir, düşüncenin kendisini göçebe hale getiren bir düzenlemedir, kitap tüm hareketli makineler için bir parça, bir köksap içinse bir görevdir (Goethe'ye karşı Klesit ve Kafka).