Bu kitap tam anlamıyla kalbe dokunan, insanın niyetini yeniden gözden geçirmesine sebep olan bir eser.
Ben okurken şunu fark ettim:
Hizmet sadece bir “iş yapmak” değil. Hizmet, bir hal meselesi.
Birine iyilik yaparken içimde ne var? Takdir beklentisi mi, yoksa Allah rızası mı? İşte kitap tam da bu sorunun etrafında dolaşıyor.
Özellikle şu duygu beni çok etkiledi:
Gerçek hizmet görünmeyeni yapabilmektir. Alkışsız, sahnesiz, sessiz… Ama samimi.
Kitap bana şunu hatırlattı:
•Hizmet, insanı yüceltir ama gösteriş onu aşağı çeker.
•Küçük görülen işler, büyük niyetlerle kıymetlenir.
•Bir tebessüm bile sadaka olabilir ama kalpten gelirse.
Tasavvufi bir derinliği var ama dili yormuyor. Akıyor.
Altını çize çize okuduğum çok yer oldu. Özellikle ihlas, edep ve tevazu vurgusu beni çok besledi.
Bu kitabı bitirdiğimde içimde şöyle bir niyet oluştu:
“Daha az konuşayım, daha çok hizmet edeyim.”
Eğer kalbinizi yumuşatacak, niyetinizi tazeleyecek bir kitap arıyorsanız kesinlikle öneririm.