Bu kitap okunmuyor,
insanı durduruyor.
Sayfalar ilerledikçe hızım değil,
sessizliğim arttı.
Altını çizmek istemedim,
not almak gelmedi içimden.
Sadece kalmak istedim.
Çünkü bu kitap bilgi vermekten çok
yer açıyor.
İnsanın içinde kalabalık olan yerleri
usulca boşaltıyor.
Okurken fark ettim ki;
bazı metinler “anlaşılsın” diye değil,
yaşansın diye yazılıyor.
Bitirdiğimde “çok sevdim” demek yetmedi.
İçimde bir sükûnet bıraktı.
Ve o sükûnet hâlâ benimle.
Belki de bu yüzden
bu kitap okunmuyor.
İnsanı durduruyor.