Ozan

Ozan
* Heaven is a place on earth * Mutluluğun sırrı özgürlük, özgürlüğün sırrı cesarettir * İnsan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu belki de
Yazılım Geliştirici
Üniversite
İzmir
51 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Sevda bir aşkınlık hali, bir benlik yitişidir ve aşkınlık halleri kalıcı değildir. Aşkınlık yaşayan kişi hep sonunda dünyaya döner. Gerçeklik ve inatçı benlik daima egemenliklerini yeniden kurarlar.
Zorluk ve anlama kavramları, varlıkları sona erecek ölçüde reddedildi. Hatta kavram kavramı, yani bir konunun kavranması için anlaşılması gereken soyut, temel teori ortadan kalktı. Artık anlama aletsel: Teknolojinin nasıl çalıştığını değil, nasıl çalıştırıldığını bilmek gerekiyor. ... aygıtların doğasına eklenen değer yitirme, bitme özelliği tamirat kavramını da bitirdi. Bugün aygıtın nasıl çalıştığını pek bilen yok. Bozulan çöpe atılıyor ve yeni modeli alınıyor. İletişim teknolojisinin büyümesiyle birlikte işi yapan makineler artık görünürlükten de çıktılar; gök kubbede bir yerlerde, Tanrı'nın zihni misali gizemli ve anlaşılamaz çalışıyorlar. Geriye sadece ara-yüz, yani ekran kaldı. Böylece imaj içeriğe, sunum anlamaya, betimleme analize üstün geliyor.
Ve akıl gözden düşürüldükten sonra artık her şeyin yolu açıldı. Doğruluk artık göreceliydi; herkesin kendi doğru yorumu vardı ve hepsi aynı ölçüde geçerliydi. Haliyle tarihçiler olaylara yönelik herhangi birisinin aktardıklarının başka herhangi birisininki kadar değerli olduğunu, edebiyat eleştirmenleriyse bir "metnin" okur ne anlamak istiyorsa o anlama geldiğini öne sürmeye başladılar. Bu yaklaşımların en büyük avantajı, anlam ve doğruluk oluşturmaya giden gereksizce zahmetli yolu devre dışı bırakmasıydı. Böylece bilim, nesnel doğruluk iddiasından mahrum bırakıldı. Bilimin içinde yaşadığı kültürden etkilendiği fikri, bilimin ancak birçok kurgusal anlatıdan biri sıfatıyla reddine ya da modern fiziğin geçmişte sadece türlü türlü çatlak inancı meşru kılmaya yaradığı olgusuna vardı. Bilim tuhaf olabiliyorsa, her türlü tuhaflık da bilim olabilirdi.
İnsanlar artık soyma zahmetine katlanamadıkları için portakal satışlarındaki düşüş cidden şok edici ve üzücü. Bu haberi okuduktan sonra daha sık portakal almaya ve portakalları daha zevkle yemeye başladım. Artık portakalı son derece yavaş, özenle, şehvetle ve hepsinden öte, zayiatsız savaşlar, vergisiz sosyal hizmetler, yaptırımsız haklar, çabasız şöhret, ilişkisiz seks, koşmak için giyilmeyen koşu ayakkabıları, çalışma gerektirmeyen ödev ve çekirdeksiz üzüm talep eden çağa yanıt babında, meydan okurcasına soyuyorum.
Hemen her yerde mevcut arka plan müziği geleneksel anlamda müzik değildir elbette. Bu tür müzikler zevk alınmak hatta dinlenmek üzere bile hazırlanmazlar. Tek işlevleri sessizliği bozmaktır. Ve sessizlik bozulmalıdır çünkü sessizlik, boşluğun soğuk, acımasız, korkutucu sessizliğinin hatırlatıcısıdır. İnsanlar bu yüzden, kışın eve gelir gelmez kaloriferleri veya sobayı açtıkları gibi televizyon ve radyoları, hem de aynı sebepten, yani soğuğu kovmak için açmaktadırlar.