Tuğçe Gümüş

Tuğçe Gümüş
@Togceegms
Tarih
117 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
İbn Sina, aşkı, insanın karşı cinsten birinin yüz çizgilerini, el kol devinimlerini ve davranışlarını durup durup düşünmekten doğan sürekli bir hüzün düşüncesi olarak tanımlıyordu. Bir hastalık olarak doğmuyordu, ama doyurulmazsa bir saplantıya dönüşüyordu.
insanlarla anlaşmak alçaklıktır sözlerime fazlasıyla düşman kazanmayayım çünkü düşmanlarımız artık bizi öldürmek yerine sadece yaralıyor sağ bırakan bir yara, aşktan sayılmazken üstelik
“İnsanlar geçmiş nedenlerin güdümünde değildir, kendi belirledikleri hedeflere doğru ilerlerler.”
Hayat birisinin sana verdiği bir şey değil senin seçtiğin bir şeydir ve hayatı nasıl yaşayacağına da sen kendin karar verirsin.
Freud bir kişinin ruhsal yaralarının, travmalarının onun şimdiki mutsuzluğunun nedeni olduğunu öne sürmüştür. Bir insanın hayatını uzun bir anlatı olarak ele aldığında, orada kolaylıkla anlaşılan bir nedensellik ve dramatik bir gelişme görürsün, bunlar da güçlü izlenimler yaratır ve son derece ilgi çekicidir. Ama travma argümanını reddeden Adler şunu söyler: "Tek başına hiçbir deneyim başarımızın ya da başarısızlığımızın nedeni değildir. Deneyimlerimizin yarattığı şok -sözüm ona travma- yüzünden sıkıntı çekmeyiz, deneyimlerimizi amaçlarımıza uyacak şekilde yorumlarız. Deneyimlerimiz değil deneyimlerimize verdiğimiz anlam bizi belirler."