Bir yanlışa yanlış demek , bir haksızlığa tepki vermek bu devirde " herşeye çabuk kızıyorsun" olmuş. Ki bahsettiğim tepkiler ölçüsünde tepkiler. Sosyal ilişkilerde o kadar sahteleşilmiş ki herkes bir çok nezaketsizliği yutar olmuş , haksızlığa karşı susar olmuş. 3 arkadaş olan bir sosyal ortamda 1 arkadaşın diğer arkadaşa yapmış olduğu yanlışı,haksızlığı ; 3 üncü arkadaş görmesine rağmen evet bu haksızlık, bu yanlış diyemiyor .Hatalı olan kişiye sen hatalısın diyemiyor. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın kafasında herkes... Ama o yılan bir gün onu da bulduğunda kimse onun için ses çıkarmayacak.
Uykuya varmak için bu hazin günde, erken, Kapanmayan gözlerim duvarlarda gezerken
Birdenbire kıpkızıl birkaç satırla yandı;
Bu dört mısra değil, sanki dört damla kandı.
Yolda yürüyorsunuz karşıdan bir tanıdığınız geliyor. Mesafe iyice azaldı, siz selam vermek için yüzüne bakarken o sizi görmezden gelip gitti.
Aklımiza hemen ne gelicek ,acaba bir hata mi yaptım ona ,acaba kalbini mi kırdın..... Çoğu anksiyetenin ve depresyonun temeli bu düşünceden geliyor. Halbuki şöyle düşünsek ,acaba gözünde bir rahatsızlık mi vardı ya da çok mu dalgındı.
Biz her durumun sebebini kendimizde atarsak malesef beyin bir yerde errror veriyor. Bir ayrilik sonrasi şurada acaba şöyle mi davransaydım, şurda şunu demesemeydim,şunu yapmasamiydım dersek suçu hep kendimizde ararsak malesef buhran biraz daha uzun sürüyor...
Bunlar teknik profesyonel cümleler değil. Sadece gözlemlerim.