"Bazen evet. Kaç gündür bu insanları izliyorsun. İnsanlık onuruna ters gelen, eleştirebileceğin bir şey gördün mü??"
Hiç böyle bakmamıştım etrafıma. Babam haklı olabilirdi. Bizans askeriyle bedevi askerini, Bizanslılar ile Arapları isa'nın oğullarıyla, İsmailin oğullarını veya efendi Andreas ile söz gelimi Ebu Eyyub'u karşılaştırdığımda zihnim beni utançta bırakacak kadar çok ayıp hatırladı.
Babam devam ediyordu:
"İslamiyet evet çölde çıktı, vahşetin ortasında filizlendi ama kısa sürede bizim koca koca şehirlerimizde olmayan bir medeniyet anlayışına ulaştı. Hatta bir sanat üretip estetik zevk edindi, hayatı gülelleştirip zarafete büründürdü..."