Bazı kitaplar okunup rafa kaldırılır, bazılarıysa insanın içinde uzun süre sessizce yaşamaya devam eder…
Sıfır Noktasındaki Kadın benim için tam olarak öyle bir kitaptı.
Firdevs’in hikâyesi sadece bir kadının yaşadıkları değil; toplumun kadınlara çizdiği sınırların, susturulmuş öfkelerin ve hayatta kalmaya çalışan bir ruhun hikâyesiydi. Sayfaları çevirdikçe bazen sinirlendim, bazen boğazım düğümlendi ama en çok da bir kadının “korkmamayı” öğrenmesinin ne kadar güçlü olduğunu hissettim.
Bu kitap bana şunu düşündürdü:
Bir insanın sesi ne kadar bastırılırsa bastırılsın, içinde bir yerde mutlaka haykırmaya devam ediyor.
Bitirdiğimde içimde ağır bir sessizlik bıraktı ama aynı zamanda unutamayacağım bir güç de… 🖤