Kendimi kırgın hissediyorum. Kendimi çok üzgün hissediyorum.
Niye üzmüşler beni bu kadar?
Neye üzülmüşüm bu kadar?
Biri hıçkırıyor. O ben miyim? Nefes almak neden bu kadar zor ?
Daha ilk bölümde, insanın değişime karşı duyduğu korkuyu, belirsizlikle mücadele edişini, kaygıyla beslenen ruh halini iliklerine kadar hissettiriyor. “Kırık Kaburga, Kemikten Kalp” başlığı bile içindeki sancıyı anlatmaya yetiyor. Sayfalar ilerledikçe yalnızlığı, hayal kırıklıklarını, boş umutların ağırlığını kendi içimizde tartıyor gibiyiz. Her cümle, ruhumuza dokunup çekiliyor ama ardında bir iz bırakıyor. Kitabı bitirdiğimizde belki de en çok kendimizi sorguluyoruz: Gerçekten bazı insanlar böyle mi yaşar?