Tuba

Reklam
"... yaşam hedefine ulaşmanın ilk koşulu kişinin kendi kontrolü altında olan ile kendi kontrolü dışında olan şeyleri ayırt edebilmesidir."
Picasso ve Gide birbirlerinden uzak durmakla kalmamakta, birbirlerinden hiç hoşlanmamaktaydı. Pablo, Gide’yi resim sanatında zevksiz olmakla kınar, bunun nedeninin Jacques-Emile Blance gibi ressamlarla arkadaşlığı olduğunu söylerdi. Gide, Pablo’nun “ruhani meseleleri” anlamadığını ve bunlara ilgi de göstermediğini söylerdi
Sayfa 313 - Hemen kitap
Matador at sırtındayken maça veya bayrak olmaz. Güreşin bu ilk aşamalarının yerine matadorun at üstünde yaptığı manevralar izlenir. Boğa atı devirmeye çalışırken matador ondan uzağa çekilir ve arkasında yere yaklaşık 1,80 santimetre boyunda metal uçları olan ağaç mızraklar saplar. Bu mızraklara sap denir. Eğer matador becerikliyse boğayı öldürür. Eğer öldüremezse on veya on beş dakika sonra atından iner, eline bir kılıç ve kırmızı koltuk değneği alır ve boğayı her zamanki şekilde öldürmek için peşine düşer.
Sayfa 304 - Hemen kitap
Marie-Thérèse’in çok güzel olduğunu düşünüyordum. Pablo’yu estetik olarak başkalarından daha fazla etkileyen tek kadının o olduğunu görebiliyordum. Yunanlıya benzeyen çok ilginç bir görünüşü vardı. Pablo’nun 1927 ve 1935 yılları arasında yaptığı bütün sarışın kadın portreleri onun tıpkısıydı.
Sayfa 298 - Hemen kitap
Reklam