Yine bir Ayfer Tunç klasiği... Kendisiyle pandemi döneminde tanıştığım bir yazar ancak neden bu zamana kadar okunmamışım diye düşünmeden edemiyorum. Bir solukta bütün kitaplarını okumak istiyorum ama bir yandan da sindirerek okumanın hafızamda daha kalıcı olacağını biliyorum.
Bence Ayfer Tunç ne zaman okunmalı diye bir soru olmalı. Okumak istediğimiz birçok kitap o zamandaki ruh halimize, hayata bakışımıza her zaman uygun olmayabiliyor çünkü. Ben Ayfer Tunç kitaplarını kendimi şımarık hissettiğim zaman okuyorum. Mesela işlerden çok sıkıldığımda, hayatın kötü şansının hep bana vurduğunu, aynı şeyleri hissetmekten ve yaşamaktan sıkıldığımı hissettiğimde okuyorum. Peki neden? Çünkü Ayfer Tunç'un hikayeleri o kadar sarsıcı, o kadar gerçek ki kendimi bir anda büyük bir hüzünle ve omuzumdaki hikayenin bu yüküyle buluyorum. Karakterlerin yaşadıkları gerçekten bizim hiç görmediğimiz, bilmediğimiz belki de duymadığımız yerlerde yaşanan olaylar. Ve bütün hikayeyi bir araya getiren ise herkesin acıları. Bence mutluluk nasıl paylaştıkça çoğalıyorsa acı da paylaştıkça azalıyor, insanı rahatlatıyor.
Eğer Ayfer Tunç hiç okumamışsanız bu kitapla ya da Suzan Defter ile başlayabilirsiniz. Âşıklar Delidir ya da Yazı TuraAyfer Tunç