"Ben yalnız eski bir sevginin, geçmiş bir dönemin hatırasını seviyordum. Şimdi o hatıra dediğim şey, kendi harabesini, bir bakıma enkazını görmek için oraya uğramış, iki damla gözyaşı dökmüştü. Ölüler ağlarsa öyle ağlarlardı, mezarlar titrerse benim gibi titrerlerdi."
"İnsan, kalbini dinlemek istemediği zamanlar tabiatı dinler. Duygularını bir derenin şırıltısına, yaprakların hışıltısına bırakır; zihni şurada parlayan bir ışığa, gökyüzünün bir tarafından sarkan bir bulut parçasına;bir dalın ucunda en küçük rüzgar esintisiyle sallanan bir yaprağa, bir hiçe bağlı kalır; saatlerce düşünür ya da düşünmez; öyle bir haldedir ki, insanlığından çıkmış, kişiliğini kaybetmiştir."