Sevmeyi özledim biliyor musunuz? Kayıtsız şartsız bir gülüşü. Olur olmaz bir yerde ağzıma bir öpücüğün konmasını. Bir doğruya sevinmekten çok, bir saçmalığa gülümseyebilen bir hoşgörüyü. "Nerede kaldın?" ayazını değil, "Hoş geldin." iyiliğini. Hiçbir şeyle yatışmayan yürek telaşını. Kapı zilleriyle telefonlar arasında tükenmeyi. Geceleri bir hayal hazinesine çeviren uykusuzluğu. Bir gövdenin önünde diz çökmeyi. Kendimi severek yürümeyi kalabalıkta. "Göğe Bakma Durakları"nı özledim. Yağmuru kirpiklerden içmeyi. Yumruk kadar bir yüreğe dünyayı sığdırma hünerini. "Sana sevinç verdiğim sürece ben buradayım." zenginliğini özledim. Otobüs terminallerinin ayrılıkla dönüş karışımı kokusunu özledim. Otel odalarının insanı bir yaprak gibi incelten kederini. Başka kentlere vuran rengini güneşin. Başka sokakların telaşıyla çoğalmayı. Dünyayı yudum yudum aşka çeviren yalnızlığı...
İnsanın Acısını İnsan Alır
Şükrü Erbaş
Geçmişe bakmıyorum artık,
Geçen geçti, giden gitti ...
Dün, dündü,
Derken,
Bugün bile bitti...
Hani, demişti ya Mevlana,
"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım",
İşte söylüyorum,
Güzel olacak herşey.
Biliyorum...
T.Tuğba Baş