İçini açmak hep çok zor geldi sana. Gönlünün kuytularındaki rengarenk bahçeleri,asude ormanları, dingin dağ göllerini birilerine anlatmayı, göstermeyi çok arzulamana rağmen hem de. Biri çıksın gelsin de öyle, kendiliğinden görsün istedin sade
Bir zamanlar hangi yara izinin,kimden hatıra kaldığının çetelesini tutuyordun. Sonra o izler hoşuna bile gitmeye başladı ama ana fikri hiç aklından çıkarmadın.
Attığın her adım bir yıkım olasılığı ile son buldu. O yüzden devinimsizliği tercih ettin nihayet. Süreğen bir anın ortasında, uçsuz bucaksız karanlığı izliyorsun epeydir.