Jean-Marie Guyua’ ya göre
Süre dediğimiz şey, bedensel bir ihtiyaç karşılanana kadar beklenmesi veya bir fiziksel aktivitenin sürdürülmesi gereken zaman olarak tecrübe edilir.
Seneca mutlak bir iş ahlakını kesinlikle onaylamaz. Bilakis hayattaki birçok çabamızın -özellikle de vaktimizin tümünü yiyip bitiren işimizin- bizi gerçekten tatmin edici olan ve duygusal açıdan zengin bir varoluş vadeden şeylerden alıkoyduğu göstermek ister.
Yaşlandıkça zaman daha hızlı geçer. Hayatta ne kadar çok rutin olursa deneyimlerin uzunluğu o kadar azalır; bunun sonucunda da zihin bunları yeterince net kaydedemez. Hayata ve süresine dair öznel deneyimimiz belleğe bağlı olduğundan, rutin artıkça öznel zamanda hızlanır. Tatminkâr ve renkli bir hayat aynı zamanda uzun bir hayattır. Bu birçok insan için önemlidir, zira zamanın geçişini hissetmek onun nihai sununa da işaret eder.