Şebnem gibi fütâde-i hâk-i mahabbetiz
Kalmaz bir âf-tâbı görünce karârımız
(Çiy damlası gibi aşk toprağının tutkunuyuz, Kalmaz bir güneş yüzlüyü görünce kararımız.)
Kalenderân-ı hakîkî odur ki fânîde Ne kayd-ı ser ne gam u derd-i mâ-sivâya düşer
(Gerçek gönül eri odur ki, yalan dünyada
Ne can korkusuna ne dünya dert ve gamına düşer.)