Yürek boşluğu imiş evvelden kalan,
Toprağına almaz, yaşatmaz,
Çürütürmüş köklerinden âidiyetsiz çiçekleri.
Çok vakit oldu, biteli tesellilerim.
Denemedim ben de, dil-dârım toprağı sakladım kendime.
Koydum bir kavanozun içine,
Kokladım, sevdim; yuva oldu, sığındım.
Şimdi yakındır visaline erme lütfu.
Dünyadan kalan ruhumdan son beşerimdir sana bu sözlerim
Gül ile islenmiş sükûn-ı hayâlim
Yeniden başucuna tâlibim.
Metrûk şarkılar saati
Emanet ömre
Hıyanet eder gibi zaman
Evvelden kalan
Birkaç yaralı cümle
Alınyazıma astırdım
Yarıda ve yanında bıraktığım
birkaç parçalı kırık anı
Ömür geçerken
Çiğnenen yasak zamirler
Bedenim çürürken
Edilen beyhude yeminler
Cemaati ise çoktan kayıp
Canlı cenaze
Öğrendim
Cumartesi yalnızlığımda
Dinlenen metruk şarkıların
Freudyen sayıklamalar olduğunu
Anladım
Hep baktığım aralık kapının
Hesabı kesilmemiş yarım bir ömür olduğunu
Teşekkürler yaşam koçum teşekkürler. 😀 Tam bir yaşam koçu gibi konuştunuz. Umuyorum ki insan bunları kontrol altına alacak kadar rasyonel bir varlıktır. O zaman derin bir nefes alıyoruz ve… 😀
E tabi ki bu arada mutluluk anlardan ibaretse. Mutlu olan kişi mutluluğunu yaşıyordur zaten. Korumaya çalışmıyordur. Bu sonrasında olan bir şey. Biraz geçmiş gelecek algısı ile ilgili sanıyorum. Sonuçta geçmişi bile bugün yaşadığımız anın mutlu ya da mutsuzluğuna göre şekillendiriyoruz ya! Ama bana kıyasla daha iyimser bir bakış açısı diyebilirim. 😀
Bilmem belki yaşamışsınızdır. Kitabın ilerlerleyen kısımlarında pekiştirerek anılarınızla eşleştirirsiniz. Tabi bu kitap özelinde çok anormal bir zihinden bahsediyoruz da. Yine de her kurgu gerçekliğin abartılmış hali en nihayetinde.
Ben ânı yaşamaya odaklı bir kişiyim aslında, o yüzden her an tadı çıkartarak yaşanır, o anın tekrarı zaten hiç olmayacaktır bu mutluluğu korumaya çalışmayı düşünmekte çok benlik değil. Farklı anlar farklı mutluluklar getirecektir olması gereken zaten o an olmasada ileri ki zaman da illaki gerçeklesiyor. Mutluluk bizde olan bir şey, içinizde olduktan sonra korumak size kalmış 😁