"Timura, Cengiz'e, Şah Abbas'a, Şah İsmail'e meydan okuduğumuz için ben, senin Ninon şimdi buradayım. Şimdi kılıçsız, filsiz, savaşçısız geliyorsun. Oysa sen kana bulanmış şahların mirasçısısın. Kızlarım peçe takacak ve İran, kılıcını bilediğinde oğullarım ve torunlarım Tiflis'i yüzüncü kez yıkacak. Ah Ali Han biz Batı'ya ait olmalıyız."
"Kadın kısmını sevmek iyi bir şey değildir; erkekler vatanını ya da savaşı sever. Bazıları güzel halıları ya da ender bulunan silahları sever. Bir erkeğin bir kadın sevdiği de olur. Leyla ile Mecnun için bestelenen şarkıları, Hafız'ın aşk gazellerini bilirsin. Hafız tüm hayatı boyunca aşk şarkıları söyledi. Ama bazı bilginler 'Hafız, hayatı boyunca bir kez bile bir kadınla yatmadı, der. Mecnun ise sadece bir deliydi."
"İran'ın kılıcı pas tuttu. Türkler'e karşı savaşanlar Çar'ın ekmeğine yağ sürüyor. Biz Hazreti Muhammed'in adına Halife'nin Hilali'ne karşı Çar'ı mı savunacağız? Ne yapacağız Seyid?"
"Duydun mu Ali Han? Şu zengin Yakuboğlu, şehre gelecek ilk Türk Subayı ile içmek için on iki kasa şampanya almış. Şampanya! Müslüman cihadının şerefine şampanya!"
Omuz silktim. "Buna şaşırdın yani Seyid, öyle mi? Dünya çoktan delirdi."
Seyid, "Allah, gazabına uğrayanları yoldan çıkartır," dedi.