"İnsan denilen canlı türünün sandığımız kadar akıllı olmadığı konusuna katılıyorum. Dünyanın haline bakınca bunu düşündürtecek çok şey var. Ancak bizi tamamen dürtülerimizin yönettiğini iddia etmek, bugüne kadarki insanlık serüvenimizle çelişen bir önerme olur. Kültürü, biyolojimizin tam karşısına koymaktan da emin değilim. Eğer kültürü inşa etmeseydik, doğadaki en zavallı canlı olarak -ki ne uçabiliyoruz, ne kaçabiliyoruz, ne de güçlü dişlerimiz var- muhtemelen türümüz çoktan yok olurdu. Evet, dürtülerimiz ve aklımız çok yerde çatışsa da, dürtülerimizin temelinde yatan biyolojik varlığımız hâlâ soyunu devam ettiriyorsa, bu aklını kullanıp kültürü inşa edebildiği için oldu. Buradaki dilemma büyüleyici geliyor bana. Hiç rahatsız değilim bu çatışmadan; bilakis, sanat dahil insanı insan yapan tüm pratiğin kaynağı burada yatıyor. Mümkün değil ama eğer sihirli bir değnek buradaki çelişkiyi ortadan kaldırabilseydi, insan insan olmaktan çıkardı."