Necati Karakuş

Necati Karakuş
@UlakApollo
Destanımızda yalnız onların macerası vardır...
Öğrenci
Ankara Siyasal
Ankara - Adana
Niğde, 27 Ekim 1996
10 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
"Aslında Samet böyle bir insan değilmiş de, psikolojisi bu ara kötüymüş de, çocuğumuzu düşünmüyor muymuşum da, falan filan... Adam bana şiddet uyguluyor; çocuğu düşünmesi, sorumlu davranması gereken, hatta neredeyse suçlu duruma düşen yine ben oluyorum. Bu kafası bozuk erkekler neden bir kere bile patrona patlamıyor da olan hep kadınlara oluyor!"
Sayfa 109 - Yazılama Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
"İnsan denilen canlı türünün sandığımız kadar akıllı olmadığı konusuna katılıyorum. Dünyanın haline bakınca bunu düşündürtecek çok şey var. Ancak bizi tamamen dürtülerimizin yönettiğini iddia etmek, bugüne kadarki insanlık serüvenimizle çelişen bir önerme olur. Kültürü, biyolojimizin tam karşısına koymaktan da emin değilim. Eğer kültürü inşa etmeseydik, doğadaki en zavallı canlı olarak -ki ne uçabiliyoruz, ne kaçabiliyoruz, ne de güçlü dişlerimiz var- muhtemelen türümüz çoktan yok olurdu. Evet, dürtülerimiz ve aklımız çok yerde çatışsa da, dürtülerimizin temelinde yatan biyolojik varlığımız hâlâ soyunu devam ettiriyorsa, bu aklını kullanıp kültürü inşa edebildiği için oldu. Buradaki dilemma büyüleyici geliyor bana. Hiç rahatsız değilim bu çatışmadan; bilakis, sanat dahil insanı insan yapan tüm pratiğin kaynağı burada yatıyor. Mümkün değil ama eğer sihirli bir değnek buradaki çelişkiyi ortadan kaldırabilseydi, insan insan olmaktan çıkardı."
Sayfa 78 - Yazılama Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
"Eğer doğru anladıysam, siz, huzursuzluk ve çözümün geçici bir sentez oluşturacağını söyleyip devinimin kendisine odaklanıyorsunuz. Fakat sentezle (sonuç da denebilir) hiç ilgilenmiyor gibisiniz. Böyle bakınca içerik tamamen önemsizleşmiş, insan bir döngüselliğe hapsedilmiş oluyor. Ben sentezle de ilgileniyorum. Huzursuzluğu senteze -sonuç da denebilir- ulaşmak için tetikleyici temel güç olarak olduğu için önemsiyorum. Sizin tarif ettiğiniz döngüsellik, bir tür ölüm bana göre." "İnsanın ilerleyebileceğine inanıyorsunuz yani?" "Kesinlikle; daha doğrusu insanlığın ilerlemesine inanıyorum. İkisi farklı şeyler bana kalırsa."
Sayfa 77 - Yazılama Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
"Sen mutlu bir kadınsın, hayattan keyif alıyorsun. Ama şu tartışmalarda illa kötücül yorumlar yapmaya bayılıyorsun. Bu da senin hayattaki zevkin işte." "Ne alakası var. İşte tam bir mühendis yorumu, her şeyi düz bir çizgiye çekmeye bayılıyorsunuz. Üstelik bunların kötücül yorum olduğunu nereden çıkardın? Bizi asıl mutsuz eden, insanın hep mutlu olması gerektiği düşüncesi. Çünkü her şeyin merkezinde kendinin olduğunu, her şeyin en iyisini hak ettiğini sanıyor. Medeniyetimiz bu motivasyonla kurulmuş. Ne kadar çocukça bir yanılgı! Sonra da gelsin büyük hayal kırıklıkları. 'Hepimiz özeliz, kendimizi önemsemeliyiz, kendimizi gerçekleştirmeliyiz' Tüm bu zırvalıklar yüzünden... Özel falan değiliz, biraz mütevazı olun kardeşim ya, barışın şu sıradanlığımızla..."
Sayfa 74 - Yazılama Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
"Tamam, toparlıyorum. Bakınız Aydın Bey, Yunan Mitolojisi'nde her şeyin başlangıcı olan toprak ana Gaia bile hayatı sıkıntıdan başlatıyor. Yani varoluşu ve hareketi meydana getiren şey, bir tür huzursuzluk. Yunan bilgeliği bunun farkında. Bizse şimdi, bu duygulara hep olumsuz bir anlam yüklüyoruz. Birini azıcık düşünceli görmeyelim, hemen biniyoruz tepesine; ne oldu, bir derdin mi var, sorun mu var... Peşini bırakmıyoruz, illa bir açıklama istiyoruz. Oysa bana hayatla derdi, sıkıntısı olmayan, biraz olsun huzursuzluk taşımayan insanlar vasat geliyor."
Sayfa 74 - Yazılama Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı