Atatürk'ün sanat konusunda yaptığı seyler o kadar önemliydi ki, mesela Afganistan'da Amanullah Han ya da İran Şahı Pehlevi ona hayrandı. Evet, monarşiydiler, ama sonuçta Atatürk'ü ve Türkiye'yi kendilerine örnek alabiliyorlardı.
Kayra Han, her şeyi yaratıp Erlik'i sürdükten sonra yarattığı insan çifti Eci ve Törüngeyi onlara özel bir bahçeye koydu ve gösterdiği tek bir agactan meyve yememelerini söyledi, Elbette Erlik bir şekilde bu bahçeye sızdı ve insanı kandırdı. Bu olay sonunda Tanrı Erlik'i yerin altına, insanları da yeryüzüne yolladı.
Türk mitolojisinde Işiklı yukarı dünyanın karşıt gücü karanlık yeraltı dünyasıydı. Yeraltının lideri Erlik Han'dı. Yaratılış destanlarında görüldüğü gibi, Erlik en büyük tanrı Kayra Han'ı kandırmaya yeltenmişti, bunun sonucunda uzaklara sürülmüş, bir tür ceza olarak yeraltına gönderilmişti.Böylece Erlik'in payına karanlık, kötülük, dünyadakı olumsuzlukların kaynağı olma ve onları yönlendirme görevi düştü. Yeraltı tıpkı üst dünya gibi katmanlıydı. Yedi veya dokuz kat.
Ak Ene'den yaratıcı sözleri öğrendiği andan itibaren Tann Ülgen durmaksızın. yaratır. Bu büyük yaratım tam altı gün sürer. Yedinci günde Tanrı Ülgen, Altın Dağ denilen ulu dağda istirahate çekilir.
"Tanrı" kelimesi farklı söyleyis bicimleriyle bugün hâla Türk milletlerinde varliğını koruyor. Türkiye ve Azerbaycan Türkleri tanrı, Altay Türkleri tengri veya tengeri, Sorlar tengri, Hakaslar tigir veya ter, Tuvalılar deer, Çuvaslar tura, Yakutlar tangara, Mogollar tenger, Buryatlar tengeri veya tengri, Kalmuklar ise tenger şekilde kullanır.