Bazı Kitaplar Okunmaz, Yaşanır: Kırık Kalpli Kitaplar Kütüphanesi Üzerine
Bazı kitaplar vardır; kapağını kapattığınız anda biter. Bazıları ise son sayfasını çevirdikten sonra sizinle yürümeye devam eder. Kırık Kalpli Kitaplar Kütüphanesi tam da ikinci türden bir kitap. Sadece okunmuyor; yaşanıyor.
Uzun zamandır çocuk edebiyatında beni bu kadar içine çeken, hayal gücüyle gerçekliği bu kadar incelikle birleştiren bir kurguya rastlamamıştım. Daha ilk sayfalardan itibaren yazar, sizi görünmez bir el gibi hikâyenin içine çekiyor. Bir noktadan sonra sadece okur olmaktan çıkıyorsunuz; siz de o dünyanın bir parçası oluyorsunuz.
Kitabı okurken sık sık şunu düşündüm: “Ben gerçekten burada mıyım?” Çünkü anlatılan dünya sadece kelimelerden kurulmuş bir kurgu değil; nefes alan, yaşayan, duygusu olan bir evren gibi. Özellikle Çizgi Ötesi Dünya’nın atmosferi öylesine güçlü kurulmuş ki, sayfaları çevirdikçe insan kendini orada yürüyormuş gibi hissediyor.
Ama kitabı özel yapan şey yalnızca hayal gücü değil. Aynı zamanda çocuklara çok kıymetli bir şeyi fark ettiriyor: Kitapların yaşayan bir dünya olduğu gerçeğini. Günümüzde ekranların gölgesinde büyüyen çocuklar için okuma sevgisi kazandırmak her zamankinden daha önemli. İşte bu kitap tam da bunu başarıyor; çocuklara “kitap oku” demiyor, kitapları sevdiriyor. Aradaki fark çok büyük.
Ve belki de en güzel tarafı şu: Bu kitabı bitirdiğinizde yalnızca bir hikâyeyi tamamlamış olmuyorsunuz; içinizde kitaplara dair başka bir sevgi de büyümüş oluyor.