Çay bardağındaki son damla süzülürken, zihnimde bozkırın tozlu yolları ve Hızır Aleyhisselam’ın kutlu eli belirdi.
Teoman Han’ın devri hüzünlü bir gün batımıyla kapanırken, Metehan’ın yükselişiyle Türk’ün adı dünya sahnesine silinmez bir mühür gibi kazındı.
Kitap kapandı lakin gönlümde o büyük şahlanışın, asırları aşan derin aklın ve yükselen Al sancağın gururu kaldı.