" Allahım, elimden geldiğince Seni algılamaya çalıştığımı biliyorsun. Sana doğru izlediğim tek yol Senin hakkındaki bilgim oldu. Bu yüzden bağışla beni!"
Yılmaz Özdil’in 2 bin 500 liraya sattığı “Mustafa Kemal” kitabından sonra şimdi de üzerinde Atatürk imzası ve izindeyiz yazısı bulunan bebek emziği bir online alışveriş sitesinde 2 bin 958 liraya satılıyor.
Atatürk'ün el yazısı ile yazdığı ve Afet İnan'a derlettiği kitabı bile Kemalistler sansürlemiştir. Mesela el yazısı halinde tabiat insanı yarattı diyor. Çıkarmışlar. Arap dini diyor, bilgisayar hattına geçen İslam yazmış. Muhammet diyor, Hz.Muhammet diye bilgisayar hattına geçirmişler ila ahir...
Bu ülkede yapılan en büyük tüccarlık din değil Atatürk üzerinden yapılıyor. Maalesef...
Şimdi gelelim Kemal Paşa’nın Arap politikasına!
Üç noktada özetleyebiliriz sanıyorum: a/ Mustafa Kemal, Milli Mücadele’nin başladığı sıralarda, Arapların İngiliz ve Fransız emperyalistlerine karşı mücadelesini destekliyor, ama besbelli Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullardan kendi kurtuluşlarını kendilerinin sağlamasını istiyor (zaten olağanı budur), ama emperyalizme karşılığı, Arapları desteklediği kesin b// Hatay sorunu döneminde, herhalde Türkiye’nin gücünü de hesaba kattığından, Fransa’nın Lübnan ve Suriye’ye ‘istiklâllerini kolay kolay vermeyeceğini’ söyleyip, bu ülkelerde Araplarla birlikte anti-emperyalist kurtuluş savaşı örgütlemeyi tasarlıyor. Başka bir deyişle, El Bekr’in, Khaddafi’nin Bumedyen’in bugün takındıkları tavrı o daha 1930’larda, 1920’lerde takınmış oluyor. c// Arap ülkelerinin emperyalizme karşı kurtuluş savaşlarını kazanıp bağımsız olmalarından sonra, Türkiye’nin onlarla işbirliğini bir federasyon, bir konfederasyon örgütlenmesi derecesinde ileri bir yakınlık olarak düşünüyor.
Bu dediklerimin itiraz kaldırır tarafı yoktur.