İbn Uyeyne'den şöyle nakledildi: "Güler yüzlülük, sevginin av tuzağıdır."
Yine onun belirttiğine göre; "İyilik kolay bir şeydir; güler yüzlü olmak ve yumuşak konuşmaktır."
Cami'de geçen bir hadiste ise şöyle denir: "Kardeşinin yüzüne tebessüm etmen sadakadır."
Câmî'de de geçtiği gibi şöyle denmiştir: "Allah din kardeşine suratını asan kimseye öfkelenir."
Mülk Suresi 2. Ayet/29. Cüz
اَلَّذ۪ي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلاًۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْغَفُورُۙ
Hanginizin davranışça daha iyi olduğunu deneyerek göstermek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O, güçlüdür, çok bağışlayandır.
"...Hayırlı şeyler konuşmak, sükûttan daha iyidir; sükût da kötü şeyler konuşmaktan daha iyidir."
(Hakim, III, 343; Beyhâkî, Şuab, 256/4993)
Dolayısıyla nerede, ne zaman ve ne kadar konuşacağını iyi ayarlamak gerekir.
Şeyh Sâdî-i Şîrâzî ne güzel söyler:
"İki şey akıl hafifliğini gösterir: Söyleyecek yerde susmak, susacak yerde söylemek."
Ayrıca muhâtabın durumuna göre ses tonunu da nâzik bir şekilde ayarlamak îcâb eder.
Çok yüksek ve bed bir sesle, kaba-saba konuşup kulak tırmalamak da, Kur'ân-ı Kerîm'in men ettiği konuşmalardandır.
Aristoteles'e göre erdemler gizemli ahlaki yetenekler değil, akıl yürütmeyi iyi kullanmanın örnekleridir. Her erdem, eylemlerimizde ve duygularımızda hedefi vurmanın bir yoludur. Aristoteles erdemin "doğru zamanlarda, doğru şeyler hakkında, doğru insanlara karşı, doğru amaç için ve doğru şekilde hareket etmek olduğunu söyler.