"...Hayırlı şeyler konuşmak, sükûttan daha iyidir; sükût da kötü şeyler konuşmaktan daha iyidir."
(Hakim, III, 343; Beyhâkî, Şuab, 256/4993)
Dolayısıyla nerede, ne zaman ve ne kadar konuşacağını iyi ayarlamak gerekir.
Şeyh Sâdî-i Şîrâzî ne güzel söyler:
"İki şey akıl hafifliğini gösterir: Söyleyecek yerde susmak, susacak yerde söylemek."
Ayrıca muhâtabın durumuna göre ses tonunu da nâzik bir şekilde ayarlamak îcâb eder.
Çok yüksek ve bed bir sesle, kaba-saba konuşup kulak tırmalamak da, Kur'ân-ı Kerîm'in men ettiği konuşmalardandır.
Aristoteles'e göre erdemler gizemli ahlaki yetenekler değil, akıl yürütmeyi iyi kullanmanın örnekleridir. Her erdem, eylemlerimizde ve duygularımızda hedefi vurmanın bir yoludur. Aristoteles erdemin "doğru zamanlarda, doğru şeyler hakkında, doğru insanlara karşı, doğru amaç için ve doğru şekilde hareket etmek olduğunu söyler.
Elinden geldikçe dünya gamına aldırış etme;
Gelip çatmamış işler için eziyet çekme:
Şu fani dünyada yeyip içmeye, hoş bir halde yaşamaya bak;
Hazinen bile olsa bir arpayı beraber götüremezsin.